Loading

Şamanlık ve Kadın Şamanlar: Konar Göçer Toplumların Kadın Rehberleri 2

İkinci bölüm: "Ateşin Koruyucuları"

şaman ayini

Eski Türk şamanlığı Sibirya bölgesinde kök salmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonrası Şamanlığın paleolitik devre (eski taş çağı) kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmıştır. Altay ve Baykal bölesi kaya resimlerinde paleolitik dönem kaya resimleri şamanların izlerini taşımakta. Yine daha sonraki yıllarda yapılmış olan ve yaklaşık m.ö. 1000 yılına ait Sibirya kaya resimlerinde, şaman ritüeli tasvirlerine rastlanmıştır. Kabaca şamanlığın yaşı 20 bin ila 60 bin yıl öncesine kadar götüren araştırmacılar vardır. Bilim çevrelerince genelde kabul edilen dönme ise paleolitik çağdır. Bunu da arkeolojik çalışmalarla elde edilen mezar üstü ve kaya üstü petrogliflerde görülen kadın şaman tasvirleriyle desteklemektedirler. Erken Tunç Devrinde Türklerin hareket sahası olan Altay bölgesinde kadınların mistik ritüellerini ve avcılıklarını gösteren gravür ve petroglif örnekleri vardır. Yine Sibirya bölgesinde yapılan mezar kazılarında, m.ö. 1700-1300 yıllarına ait kadın şamanların aksesuarlarıyla gömülü olduğu görülmüştür.

Tarihi araştırmalarda geriye doğru gidildikçe ortaya çıkan kesin bir durum söz konusu; kadınlar dini ve sosyal yaşamda daha ön plandadır. Araştırmalar sonucu elde edilen bulguların söylediğine göre, kadınlar toplumun dini ve tıbbi bilgilerinin, pratiklerinin kaynağıdır. Bu kadim bilgilerin uzun zaman sürdürücüsü olmuşturlar. İlk devirlerde ateşin başında bekleyen, ateşle ilgilenenler genellikle kadınlar olmuştur. Dolayısıyla Kadınlar, Şamanizm öncesi avcı-toplayıcı dönemlerde ateşin/ocağın koruyucusu olarak ön plana çıkmıştır. Kadının bu görevi, “gizemli” bütün bilgilerin başlangıcına- ilk adımlarına işaret etmektedir. Bilim insanları kadının ocağın koruyucusu gibi gizemli bir kimliğe bu safhada dönüştüğünü söylemekte. İlk toplumlar, ateş üzerinden kadının kozmik bilginin sahibi olduğu düşünmekteydi. Anaerkil bu dönemde kadın, hayatı anlama ve anlamlandırma da doğa ile birlikte rehber olarak algılanmıştır. Bilindiği gibi Şamanizm animizm temelli bir inançtır ve doğa bu inancın ana omurgasıdır. Nitekim Sibirya'da görülen kaya çizimlerinde kadın çeşitli doğa güçlerine ve doğa üstü güçlere sahip olarak resmedilmiştir. Anaerkil erken devir toplumsal yaşamında, kadının akrabalık kavramının da taşıyıcısı olduğu ve evin (yaşam alanını) kontrolünü elinde tuttuğu düşünülmektedir.


Kadına atfedilen bu konum, kadının toplayıcılıkta başarılı olması, hayatın devamında gerekli besinin tedarikini sağlayıcısı olması ve doğumun kadının tasarrufunda kabul edilmesinden kaynaklanmıştır. Bu durum dini, ekonomik ve sosyal hayatın kadın üzerinden yürümesine sebebiyet vermiştir.İlk kahinler kadındı ve ateş-ağaç gibi kutsallara dua eden kurbanlar sunan, çeşitli ritüelleri yürütenler olmuşlardır. Buna yönelik figürler kaya çizimlerinde mevcuttur.

Kadının çok erken dönemlere uzanan şamanlık serüveni Sibirya sahası dışında, Afrika kaya çizimlerinde de görülmekte. Yine Fransa’da rastlanılan dünyadaki en eski şaman tasviri de benzer niteliktedir. Yakın zamanda İsrail’in kuzeyinde yürütülen kazılarda yaklaşık 12.000 yıl öncesine ait bir kadın şaman (40-45 yaşlarında) mezarı bulunmuştu. Bulunan en eski kadın şaman mezarların olan bu ceset, konargöçer yaşamdan yerleşikliğe geçiş safhasına ait olarak düşünülmekte. Kadın şamanların yerleşik yaşamda eski konumunu koruyamadığı da anlaşılmaktadır. Eski Türklerde ise kadın şamanlar avcı-toplayıcı zamanlardan beri konumlarını uzun süre ön planda tutmuş, daha sonra bunu erkek şamanlarla da paylaşmışlardır. Ancak zamanla bu durum kadının aleyhinde seyretmiştir.

Toplumlarda avcılığın toplayıcılıktan daha makbul görülmesi ile başlayan, hayvancılık, tarım ve yerleşik yaşamla devam eden süreçle, değişen sosyoekonomik durum kadını toplumda geri plana itmeye başlamıştır. Ataerkil yapı egemen olmuştur. Dini, siyasi ve sosyal dengeler erkek üzerinden şekillenmeye başlamıştır. Yine bu durumda konargöçer topluluklar, yerleşik halklara göre kadın erkek ilişkisinde biraz daha eşitlikçi olabilmişlerdir.

Şamanizm’e dönük araştırmacıların genel kabul gören tezi, Şamanizm’in Sibirya bölgesinde Türk-Moğol halklar arasından ortaya çıktığı, buradan Himalayalar, Kore, Japonya, Amerika toprakları ve Aborjinler arasında yayıldığı yönündedir. Şüphesiz tüm bu coğrafyaların ve halkların Şamanizm inancı birbirinden farklılıklar arz etmektedir. Farklı kültürlerle etkileşimleri, farklı coğrafyalarda yaşıyor olmaları çok çeşitli Şamanizm pratikleri doğurmuştur.

Bu makale "Şamanlık ve Kadın Şamanlar" makale dizisinin ikinci bölümü niteliğindedir. Birinci bölüm için bakınız: https://www.bilgeyik.com/samanlik-ve-kadin-samanlar-konar-gocer-toplumlarin-kadin-rehberleri-631

Kaynak:
Fuzuli Bayat: Türk Kültüründe Kadın Şaman

Onur Köse
Redaktör / 28 Yazı / 35,1K Okunma

MSKÜ - Tarih | 🌿 Yol, Tarih ve Doğa


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST