Loading

Şamanlık ve Kadın Şamanlar: Konar Göçer Toplumların Kadın Rehberleri

Birinci bölüm: "Kadınlar Doğuştan Şamandır"

kadın şaman

Şamanlar tarih öncesi zamanlardan beri doğaüstü güçlere sahip insanlar olarak kabul görmüştür. Bu özel insanlar günümüze kadar her zaman sıradan insanlardan farklı bir konumda görülmüştür. Bu toplumsal konum saygı ve korku birlikteliğini barındırıyor. Şaman ruhlarla ilişki içindedir ve yaşamları ruhlarla bağlantılı bir şekilde yürür.

Arka planda yani mitolojik bağlamda bakıldığında şaman, kozmosla kaosu birleştirir, yaşamı boyunca bu ikili arasında seyahat eder. Bütün bu seyahatinde ruhlarla muhataptır. Şamanlık, Şamanizm inancındaki ana omurga olan “her şeyin ruhu olduğu” inanışı üzerine yükselir ve tabiat temellidir. Şamanlara göre yeryüzü alemi görünen ve görünmeyen alemlerin etkisi altındadır. Şamanlar özel ritüellerle yaşamın, ölümün ve doğanın ruhlarıyla iletişim kurarlar. Şamanlar evrenin temel işleyiş noktalarına ve düzenine de temas edebilme yetisine sahiptirler. Şamanlar somut ve soyut dünyalar arasında gidip gelebilir ve bu alemler arasında ilişki kurabilirler. Toplumun düzenini, refahını ve mutluluğunu olumsuz etkilerden koruyabilmektedirler. Bu şamanlık olgusu içerisinde kadının yeri ayrıdır ve kendine ait özel yetileri vardır.

Sibirya halklarından Çukçilere ait bir ata sözü kadının doğası gereği şaman olduğunu söyler. Pek çok Şamanist toplumda kadınlar ilk şamanlar olarak kabul görür. Kadının doğurganlığı ve dünyaya yeni bir can getiriyor olması onu toplumda kutsal bir konuma oturtmuştur. Yine kadınların iyi veya kötü ruhlarla iletişim kurabilme rolünün olduğunda da inanılmakta. Yapılan arkeolojik çalışmalarla elde edilen veriler kadınları kâhin, şifacı, falcı ve vecd ritüeli yapanlar olarak göstermekte. Kadınlar yaşam içerisinde pek çok kadim bilgiyi saklıyorlardı, bunların en önemlisi şifa veya sağaltma bilgisi idi. Kadınlar bu metotlara hakimdi ve bunların yaygın uygulayıcısıydı. Kadınların şamanlık içerisinde erkeklerden daha güçlü olduğuna inanılır. Bu noktada bazı Türk şaman anlatılarında kadınların en güçlü şaman olduğu aktarılmaktadır.

Şamanist ve göçebe toplumlarda kadının dini ve kültürel hayattaki konumu ve etki gücü yüksektir. Erken devirlerde anaerkil olan bu toplumlar, zamanla ataerkilliğe evrilse de kadın, pek çok yerleşik kültüre göre daha ön planda bir yaşama sahiptir. Bu durum maalesef günümüz pek çok toplumuna göre bile hala böyledir.

Kadınların şamanlık yapmaları toplumdaki saygınlıklarını arttıran bir durumdu. Netice itibariyle yaptıkları görev toplumsal bir hizmet olarak görülüyordu. Aynı durumdaki kadınlar dünyanın “medeni” coğrafyalarında yakılarak öldürülmekteydi ki bu onların yaşadıkları en iyi senaryoydu. Ancak bu noktada belirtmekte yarar var, toplumsal cinsiyet normları kültürlere göre şekillenmekte şüphesiz ve bunun içerisinde pek çok tarihsel etken var. Konar-göçer halkların genelinde (Türkler, Moğollar, Tunguzlar, Buryatlar, Kamçatkalılar vs.)  kadınlar, dini ve sosyal hayatın yaşanmasında, evrenin ve soyut alemlerin anlaşılmasında rehber olan şamanlık görevinin en iyi icracısı olarak görülmektedir.

Kadınların şamanlık geleneklerine dair izler yine dünyanın pek çok noktasında mevcuttur. Amerika, Afrika ve Avustralya kıtalarında da pek çok örnekle karşılaşılır.




Kaynak:
Fuzuli Bayat: Türk Kültüründe Kadın Şaman

Onur Köse
Redaktör / 19 Yazı / 8,2K Okunma

MSKÜ - Tarih | 🌿 Yol, Tarih ve Doğa


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST