Loading

Türk Mitolojisinin Kötü İyesi Alkarası

Eski Türk mitolojisi ve günümüz halk kültüründeki kötü ruh Alkarası

alkarası tasviri

Alkarası, eski Türk mitolojisinde, günümüz Orta Asya, Sibirya, Altaylar, Azerbaycan ve Anadolu coğrafyalarının kültüründe mevcut bir iyedir. Bu iye Alcı, Elik, Alkara, Alkarısı ve Albıs gibi farklı isimlerle de zikredilir. Eski Türk mitolojisindeki iyi dişi iyelerden olan Umay Ana’nın, kötü dişi iye karşılığı olarak Alkarası görülür. Bu iyenin dağ geçitlerini ve akarsu kenarlarını mesken tutuğuna inanılır. Buralardan geçen yolculara oyunlar oynadığına, onları şaşırttığına, türlü sesler çıkarıp bağırdığına ve buralardan geçenlere musallat olduğuna inanılır. Ancak Alkarası daha çok hamiler ve lohusalarla uğraşır. Bu kötü iye çocukların, lohusaların ve hayvanların ciğerleriyle beslenir. Hamilelere, yeni doğum yapanlara ve bebeklerine musallat olur, acı çekip hastalanıp ölmelerine neden olur. Alkarası'ndan  korunmak için bir takım ritüeller uygulanır.

Alkarası'ndan korunmak için yeni doğum yapmış kadın yalnız bırakılmaz. Kadim zamanlarda kadınların baş ucuna demir nesneler bırakılırdı, ateş yakılırdı yine kutlu pınarlardan getirilen sular bırakılırdı. Kamların/Şamanların bir takım dini ritüellerle kadınları koruduğuna inanılır. Alkarası'nın musallat olduğuna inanılan kadınına “albastı” veya “albasması” olmuş denilir. Doğum sırasında ve sonrasında çocuğun veya annenin hastalanması ve ölmesi gibi durumlarda, bu kişilere Alkarası'nın musallat olup, albastığına inanılır. Günümüz Anadolu’sunda bu kötü ruhtan korunmak için kadınların yanında lohusalık dönemi boyunca gecelenir. Annenin baş ucuna makas, iğne vb. demir nesneler bırakılır. Yine kırmızı bir örtü lohusanın baş ucuna koyulur. Alevi Kızılbaşlarda kutlu ziyaretlerden getirilen su, toprak ve ağaç parçası gibi “kutsalın” bir parçası kadının yanına bırakılır. Yine Kur’an-ı Kerim odada asılı bulundurulur. Kadınlar gece boyunca şarkılar söyleyip, masallar, hikayeler anlatarak eğlenceli bir ortam yaratırlar. Böylece Alkarası’nın hoşlanmayacağı bir ortam oluştuğuna inanırlar ve bu iyenin yanlarına yaklaşmayacağına inanırlar.

Alkarası, bazı yörelerde kızıl veya altın sarısı saçlara sahip, çok güzel bir kadın olarak tasvir edilirken; bazı yörelerde çirkin bir yaratık olarak tasvir edilir. Bu iye, ahırlara girip at yelelerine örgü örmeyi çok sever. İnsanlar ahıra girip çıkarken Alkarası’ndan korunmak için besmele çeker. Tüfek sesinden çok korktuğuna inanılır. Yine, Alevi Kızılbaş ocaklılarından (pirler, analar ve dedelerden) korktuğuna inanılır.

Kadim zamanlardan kalan bu inanış, bir takım değişikliklere uğrasa da  günümüze kadar gelebilmiştir. Eski kültürün ve inancın yaşayan örneklerinden birisi olarak günümüz kültüründe yer etmiştir.

 

Kaynaklar:

Abdülkadir İnan: Tarihte ve Bugün Şamanizm

Deniz Karakurt: Türk Mitolojik Ansiklopedisi

Onur Köse
Redaktör / 46 Yazı / 208,8K Okunma

| 🌿🐢 Yol, Tarih ve Doğa


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST