Loading

Bugüne Kadar Ortaya Atılmış Evrim Teorileri

Darwin

Evrim Teorisi, Charles Darwin tarafından 1859 yılında yazılan "Türlerin Kökeni" adlı kitabında bahsetmiştir. Biliyorsunuz ki Charles Darwin tarafından önerilen ve ayrıca Darwinizm olarak da adlandırılan evrim teorisi, bilim tarafından da kabul gören bir teoridir.

Bu evrim teorileri sadece Darwin ile sınırlı kalmamıştır. Darwin'den yaklaşık bin yıl önce Basralı El Cahiz Kitab El-Hayawan adlı kitabında bir evrim teorisi önerdi. 


Darwin'in  "Transmutation of species" başlıklı not defterinden çizdiği ilk evrim ağacı (1837-1838 yıllarında).  Not defterinin 36. sayfası. En üstte "Bence" yazıyor.

Büyük Varlık Zinciri:

credit: G. Avery

Scala naturae (Büyük Varlık Zinciri) Yunan filozof Aristoteles tarafından öne sürülmüştür. Her bitki ve hayvanın yaratıldıklarında sahip oldukları özellikleri koruduğuna ve diğer türlere evrimleşmediğine inanıyordu.

Aristoteles canlıların bir hiyerarşi içinde olduğu, bitkilerin ise en basit yaşam formu olduğu ve hayvan zinciri insanlara ulaşana kadar olan zamanın ne kadar karmaşık olduğunu ve her canlının bu hiyerarşide olacak kadar mükemmel olduğunu savundu.

Aristoteles’e göre her bitki ve yaşam formları Dünya’da hep var olduğunu ve sadece tek bir amaca hizmet ettiğini de söylemektedir.

 

Taşlı Maymun Teorisi:


C: Ancient Origins

Biliyorsunuz ki insanlar hızlı bir evrime sahiptirler. 200.000 yıl içinde beynimiz iki katına çıktı ve Homo Erectus’tan Homo Sapiens’e ulaştık. 200.000 yıl bizler için uzun bir yıl olsa da evrim için çok kısa bir süredir.

Terence McKenna Homo Erectus’un bu ani evrimi açıklamak için “Taşlı Maymun” evrim teorisini ortaya çıkarttı. Bu teoriye göre, Homo Erectus’un yaşadığı dönemdeki iklim değişiklikleri yüzünden yiyeceklerin tükenmesi sonucunda Psilocybe Cubensis ( Sihirli Mantar)adlı mantarları tüketmeleri sonucunda insanların hızla evrimleştiğini öne sürdü.

Homo Erectus bireylerinin, doğada çeşitli bitki ve mantarlarda sentezlenen, psilocybin maddesinin beyinlerinde yarattığı kimyasal tepkimeler sonucunda kendilerine ve doğaya karşı bir sezgisellik kazandıklarını, bir nevi aydınlanma yaşadıklarını ve algı düzeylerinin arttığını, yeniden şekillenen algı ve düşünce yapılarını nesilden nesle aktardıklarını, böylece psycholibin maddesinin Homo Sapiens’e evrilene kadar olan evrim sürecimizde çok önemli bir rol oynadığını savunur. Ancak, bu mantar Afrika’ya özgü olmadığı için teori eleştirildi.

Empedokles'in Evrim Teorisi:

credit: famousscientists.org

Empedokles (M.Ö 495- M.Ö 435) bir evrim teorisi üreten eski filozoftur. Evrenin dört elementten oluştuğu (Hava, Su, Toprak ve Ateş) öne sürmüştür. Bu elementlerin çekme ve itme kuvvetleri evren içindeki her şeyi yaratmasına sebep olduğunu düşünmüştür.

Empedokles, kuvvetlerin elementler üzerindeki etkisinin, aslında farklı vücut organlarının uyumsuzluğu olan insanının oluşmasına ve bu yüzden omuzları ve kolları olmayan bazı hayvanların ortaya çıktığını ileri sürdü. Ancak Empedokles, evrime ve yeni türlerin yaratılmasına inanmadı.

 

Anaximander  Evrim Teorisi

credit: gizmodo.com

Anaximander  (M.Ö 610 doğumlu ) evrim teorisi öneren Yunan Filozoftur. Bu teoriye göre bir türün başka bir tür yaratmak için evrimleştiğini yazdı. Ancak Anaxiemander evrim teorisyeni olarak sayılmaz, çünkü bir balığın ilk insanı doğurmuş olabileceğini önerdi.

Anaximander, çeşitli hayvan fetuslarını inceledikten sonra bu evrim teorisini önerdi. Hemen hemen her hayvanın doğmamış yavrularının bir balığa benzediğini fark etti. Bu yüzden balık fetüsünün, rahim içinde belirli bir süre kalması sonucunda başka hayvana dönüşeceğini önerdi.

Fakat Anaximander’in  evrim teorisi bu noktada sorgulanabilir hale geldi. Çünkü bir balığın insanı yetiştirmesi imkansızdır.

Ama Anaximander’in bu eleştiriye’de bir cevabı vardı; bazı fetüslerin, bir balığın rahminde, insana dönüşüp ergenlik dönemine kadar kaldığını, yeterince büyüdükten sonra da mideden çıktığını öne sürdü.

 

Mutasyon Teorisi:

credit: yourarticlelibrary.com

Mutasyon teorisi, 1901 yılında Hollandalı botanikçi olan Hugo De Vries tarafından önerildi.  Bu fikir Darwinizme benzemektedir ancak Vries türlerin bir defalık mutasyon ile yaratıldığını ve Darwin’in evrim teorisinde olduğu gibi kademeli bir değişiklik olmadığını belirtti.

Vries, mutasyonların rastgele olduğuna inanırken, Darwin kasıtlı olduğunu öne sürmüştür. Vries yeni bir türündeki mutasyonun yeni türe neden olabileceğini de ekledi. Vries’in bu teorisi, Darwiniz’im tarafından kabul edilmemiştir. Çünkü doğanın evrimdeki rolünü açıklamamaktadır.

Lamarckism:

credit: Muhammad Mahdi Karim

Lamarckism teorisi 1801 yılında biyolog olan Jean Baptiste Lamarck tarafından önerildi.  Omurgasızlar üzerinde çalışmalar yapan Lamarck, her hayvanın bir şekilde ilişkili olduğunu fark etti. Ayrıca her canlının soyu tükenmiş fosillerle ilişkili olduğunu gözlemlemiştir. Bu yüzden Lamarck bu teoriyi önerdi. Bazı farklılıklar haricinde bu teori Darwinizm’e benziyordu.

Lamarck, canlıların yaşamları boyunca evrimleştiğini ve çevrelerine adapte olduğunu belirtti. Mesela, bir zürafanın boyu yaşadığı ortamdaki yüksek yerlerdeki yaprakları yemek için yaptığı uzanma eğilimi yüzünden boyunlarının uzadığını öne sürdü. Bu döngü yeni nesillere aktarılarak devam etti.

Lamarck, ayrıca yeni yaşam formlarının mikrop halinde başladığını ve bu mikropların her seferinde yenilendiğini düşündü.

Lamark’ın öne sürdüğü bu teori zamanın çok ilerisindeydi fakat yeterli ayrıntı ve kanıt olmadığı için kabul edilmedi. Darwin daha sonra 1859’da daha ayrıntılı bir şekilde Türlerin Kökeni’nde yayınlayacak.

El-Cahiz Evrim Teorisi:

credit: Muhammad Mahdi Karim

Müslüman bir alim olan El-Cahiz, "Kitab El-Hayawan (Hayvanlar Kitabı)" ile bir evrim teorisi önerdi. El Cehiz’in bu teorisi Darwinizm’e benzemekteydi. 

Bu teoriye göre her canlının hayatta kalmak için bulunduğu ortama göre evrilmesi gerekiyordu. Çünkü hayatta kalma mücadelesi ve ortam değişikliği onları yem durumuna düşürmekteydi.

El Cahiz’e göre hayatta kalan hayvanların kazandıkları bu özellikleri nesilden nesile aktarabilmekteydi. Fakat bu teori evrimin öncüsü olarak görülmez.

 

Georges-Louis Leclerc Evrim Teorisi:

credit: Francois-Hubert Drouais

Georges-Louis Leclerc Comte De Buffon  70.000 yıl önce bir kuyruklu yıldızın Güneş’e çarptıktan sonra Dünya’nın oluştuğuna inanıyordu. Lecler’in demesine göre, patlama sonrası oluşan kaya soğuyarak toprağa döndü ve atmosferdeki yoğun gaz bulutu da yağmur oldu.

Ancak, Dünya hala kavurucu ve sıcak okyanuslarla kaplıydı. İşte Buffon da bütün hayvanların bu sıcak okyanuslardan çıktığını düşünmekteydi. Buffon bu hayvanların bu şartlar altında nasıl oluştuğunu açıklamadı ancak “iç kalıp” adını verdiği bu süreç sırasında oluştuğunu ifade etti.

Oluşan bu canlılar Dünya soğumaya başladığı zaman yavaş yavaş denizden karaya çıktılar. Fakat bu göç süresi onları evrime zorladı. Çünkü onlar deniz ortamına adapte olmuşlardı. Denizden karaya çıkan bu hayvanlarda bazı organlar kullanılmaz hale geldi.

Buffon’un bu teorisi kabul edilmedi çünkü Dünya 70.000 yıldan daha eskiydi. Ayrıca hayvanlar sadece bu şekilde gelişmiyordu.

 

Yaratılışçılık:

Bu teori, Dünyanın ve içindeki her şeyin Tanrı tarafından yaratıldığı inancıdır. Teori, İncil’in Yaratılış Kitabı üzerinde kuruludur ve Tanrı dünyayı altı günde yaratıp yedinci günde dinlendiği savunur. Bu teoriyi savunanlar, bir türün diğer türe evrileceğini kabul etmezler ancak türlerin çevrelerinde hayatta kalabilmek için sıklıkla mutasyona uğradıklarını kabul eder.

Yaratışçılık, evrim yanlısı bilimsel teoriler üzerine, özellikle’de Darwinizm’e karşı koymak için yaratıldı. Charles Darwin’in 1859’da önerdiği zaman büyük bir tartışmaya yol açmıştı. Çünkü Hıristiyanlar bunun Hıristiyanlık için doğrudan bir tehdit olduğunu düşündüler.

Yaratılış yanlısı olan Hıristiyanlar sık sık Darwin’e saldırdılar ve 20.yy başlarında ABD’de evrim konusunu yasakladılar.

Teistik Evrim:

Teistik evrim, yaratılışçılık ve Darwinizm’in bir melezedir. Bu fikir, Hıristiyan ve bilimsel evrim teorileri arasında orta yol bulunması için önerilmiştir. Tanrı’nın ilk canlı organizmaları yarattığını, sonrasında ise bu organizmaların bugün sahip olduğumuz diğer türlere evrimleşmiştir.

Teistik Evrimciler, Adem’in ilk insan olduğunu fakat Tanrı onu tozdan değil, insansı bir maymun olarak yarattığını sonrasında insan olduğunu söylüyorlar.

 

KAYNAK:

https://listverse.com/2019/04/16/10-interesting-theories-of-evolution-you-have-never-heard-about/

Yağız Bayrakçı
Yazar / 11 Yazı / 9,8K Okunma

Daha 18 yaşında yazmaya, öğrenmeye ve öğretmeye meraklı, genç araştırmacı...


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST