su yüzeyindeki taşlar

Sessizlik: Dünyanın en sessiz yerleri

Genel

17 Ocak 2019 16:49

 

87

Paylaş:

En son ne zaman mutlak bir sessizlik hissettiniz? Geceleri daimi trafiğin sesi bir an kesildiğinde bu sessizliğin beni uyandırdığını fark ediyorum mesela ben. Aksi olması gerekirdi değil mi, gürültünün bizi uyandırmasını bekleriz mantıksal olarak fakat şehir yaşamında beynimiz gürültü ile iç içe yaşamaya alışıyor ve sessizliği tepki verilmesi gereken bir gariplik gibi algılıyoruz.

Şehir yaşamı demişken şansıma çok tantanalı bir binada yaşıyorum. Merdiven boşluğunda odun kıran ya da çocuğunu her azarladığında kelimeleri benim evimi dolduran komşularım. Kulaklıkla yaşamaya alıştım çünkü evden çalışıyorum ve çalışabilmek için irkiltici seslerden kendimi soyutlamam gerek. Ne tuhaf değil mi, sessizlik hevesle beklediğimiz bir özlem olabiliyor. Oysa ruh sağlığımız için dilediğimiz zaman bu sessizliğe kavuşabilmemiz gerekir. İnsanın ihlal edildiğinde rahatsız olduğu bir kişisel alanı vardır ve bu alan yalnızca fiziksel değil işitsel de aynı zamanda. Şöyle bir düşünün televizyon ya da radyo bizi rahatsız ettiğinde elimizde bir kumanda ile ya da basitçe düğmesine basarak bu rahatsızlığa son verebiliyoruz ama hayatı susturmanın bir yolu yok. Doğaya çıkmak belki de bu yüzden bu kadar iyi hissettiriyor, kulaklarımız dolayısıyla zihnimiz tüm o rahatsız edici, engellenemeyen gürültüden arınıyor, huzur dolduğumuzu hissediyoruz.

Aslında ihtiyacımız olanın da bu olduğunun farkındayız. Maalesef bu empatiyi her bir birey kuramadığı için ve kısaca hayatın akışı içinde diyelim, şehir hayatı dediğimiz eziyetin içinde yuvarlanıp gidiyoruz.

Sessizlik muhteşem bir şey, peki Dünyanın en sessiz yeri neresidir acaba?

Bu sorunun cevabı olarak bilinen birkaç yer var...

Hoh Yağmur Ormanı

Hoh Yağmur Ormanı, bu yer Washington’ın batısındaki Olympic yarımadasında bulunuyor. Emmy ödülü sahibi Gordon Hempton burada bir “Bir Parça Sessizlik” projesini başlatır. Bu ormanın civarında çok az yol var ve Hempton 2 havayolu şirketini bu arazinin üstünden uçmamaya ikna etmiştir. Bu orman şu an UNESCO Dünya Mirası Listesinde.

Kronotsky Doğa Koruma Alanı

Kronotsky Doğa Koruma Alanı, bu alan Rusya’nın hemen hemen en doğusunda 3 milyon hektarlık bir yer kaplar. Yüzlerce kilometre boyunca hiçbir yol ve medeniyet belirtisi olmayan bu alanda mutlak sessizliğin egemen olmasının bir diğer sebebi de bölgedeki “Ölüm Vadisi”. Burada hidrojen sülfür ve karbon disülfür oranları o kadar yüksektir ki hiçbir canlının yaşaması için elverişli değildir.

Maui Yarımadası

Maui Yarımadası, Hawaii takımadalarındaki ikinci büyük adadır. Burada Haleakaka ve Mauna Kahalawai isminde iki yanardağ bulunmaktadır. Haleakala ulusal parkı adını aldığı 3 bin metrekarelik dev yanardağın etrafında kuruludur. Krater çevresinde yapılan çalışmalar burada ses seviyesinin 10 desibeli geçmediğini gösterir.

Necef Çölü

Necef Çölü; Mısır, Ürdün ve İsrail arasında yer alır. Çöl o kadar sessizdir ki ziyaretçiler sessizlikten kulaklarının çınladığını belirtmişlerdir.

Orfield Laboratuvarı

En meşhur olanı en sona sakladım; Dünya'nın en sessiz odası olarak bilinen yer, ABD'nin Minnesota eyaletinin Minneapolis kentindeki Orfield Laboratuvarında bulunmaktadır. Microsoft'un inşa ettiği bu oda öncelikli olarak işitme cihazlarının test edilmesi için kurulmuştur ve içerideki ses düzeyi -9 desibeldir. Normal şartlar altında sessiz ortam tanımına dahil yerler bile ortalama 30 – 60 desibel arasındayken bu oda -9 desibeldeki ses düzeyi ile dünyanın en sessiz yeridir. Bu oda, Ekosuz Oda olarak bilinir ve burada hiçbir ses dalgası yansımamaktadır. Bu öyle bir sessizliktir ki damarlarınızdaki kanın akışını ve hatta kulaklarınızda dengeyi sağlayan kemiklerin yapıları gereği çıkardıkları sesleri bile duyabilirsiniz.

 

Ve konuyu bu güzel parça ile bitirelim;

Hepinize dileğiniz sessizliği bulabildiğiniz güzel günler dilerim.


👇 DAHA FAZLASI İÇİN BİZİ TAKİP EDİN, KATKI SAĞLAYIN!

etiketler: sessizlik, dünyanın en sessiz odası, dünyanın en sessiz yerleri

Seval KESKİN
Seval KESKİNRedaktör

1985 doğumlu. 1989'da ailesinin isabetli kararıyla Antalya'ya yerleşirler ve bu şehre aşık olur, 8 senelik İtalyan Dili ve Edebiyatı macerası için Ankara'da verdiği uzun mola sonrası hala Antalya'da ikamet etmekte. Jack London ve John Steinbeck sever, o kadar sever ki kendine yazar denmesinden utanır. Yazılım sektöründe geçirdiği kurumsal yılların ardından şu an huzurla çevirmen olarak çalışmakta. Kalıplaşmış düşünce çerçevelerinin dışına çıkabilen insanları ve bunun dışında kitaplarıyla yalnızlığı tercih eder, kedi sever, bisiklet biner, doğa aşığı bir kamp insanıdır.  

Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap
Gönder

İlginizi çekebilir