Loading

Ölüm Yıl Dönümünde Yahya Kemal

63. Yıl Ölüm Yıl Dönümünde Yahya Kemal

Yahya Kemal

"Uçmakta, konmadan, kıyısız bir denizde rûh

Benzer mi böyle bir kuşa Tûfan içinde Nûh"

 

Yahya Kemal Beyatlı, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük ustalarından biri. Siyasetçi, devlet adamı ve diplomat.  Vefatının yıl dönümünde kendisini ve edebî kalemini tahlil etmek ve anlamak için biyografisine bakmamız gerekir.

 

2 Aralık 1884'te Üsküp'te dünyaya gelen usta şair,1897 yılında ailesiyle Selanik'e yerleşti. Çok sevdiği annesinin vefatının ardından babasının başka kadınla evlenmesi psikolojisini fazlasıyla etkiledi. Babasından ayrı şekilde Üsküp'e gitse de kısa süre kaldıktan sonra Selanik'e geri dönerek "esrar" mahlasıyla şiirler yazdı. 1902'de İstanbul'a eğitim için gittiği sıralar Servet-i Fünuncu dergilerde "Ahmed Agâh" mahlasıyla şiir yazmaya devam etti. Okuduğu romanların ve Jön Türklere olan etkisiyle sultana olan kızgınlığından dolayı Paris'e kaçtı. Hiç dil bilememesine rağmen çok kısa sürede Fransızca öğrendi orada önemli edebiyatçılar ve Jön Türkler ile tanıştı. 1904 yılında Sorbonne üniversitesine kaydoldu. 1913 yılında İstanbul'a döndü ve Darüşşafaka lisesinde edebiyat ve tarih derslerine girdi. İstanbul'da Tevfik Fikret, Ziya Gökalp gibi şairlerle tanışması onu fazlasıyla etkiledi. Darülfünun'da, ölene kadar dostu kalan Hamdi Tanpınar, usta Kemal'in öğrencisi oldu. Kurduğu "Dergâh" dergisinde Ahmet Hamdi Tanpınar, Nurullah Ataç gibi gençleri etrafına topladı edebiyat dalında yazılar yayınladı. Milli mücadeleye bu dergi üzerinden destek verdi. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasının ardından İzmir'den Bursa'ya gitti. Bursa'dan Ankara'ya Gazi Paşa'ya eşlik etti. Darülfünun medresesince Gazi Paşa'ya fahri doktorası verilmesine öncülük etti. Ankara'da Hakimiyet-i Milliye gazetesi başyazarı oldu. Lozan'a giden heyet içerisinde yer aldı. 1926'ya kadar milletvekilliği görevini yaptı. Ardından dünyanın farklı ülkelerinde elçilik görevi yaparak vatana hizmetini sürdürdü. 1947 yılında emekli olduktan sonra memleketi gezdi ve ömrünün son 19 yılını İstanbul Park otelde geçirdi ve 73 yaşında 1 Kasım günü vefat etti.

 

Edebi olarak en belirgin özelliği sentezcilik olan usta şair, divan ve modern şiir arasında köprü görevi gören şiirleri kendine has bir üslubuyla birleştirmesi zannımca onu gerçek anlamda büyük bir şair yapar. Yalnız şiir değil, nesir türünde eserler de vermiştir. Üstad, inkılaptan çok önce cumhuriyet dönemi dilini yansıtan bir dil kullanmıştır. Beyatlı, çoğunlukla sade bir dille şiirlerini yazsa da süslü bir Osmanlı Türkçesi ile de yazdığı eserleri mevcuttur. Eskiyi tam manasıyla reddetmeyen yeniyle sentez edilmesini savunan bir fikre sahiptir. Neredeyse tüm eserleri aruz vezninde olup Türk edebiyat tarihine dört aruzculardan biri olarak geçmiştir. Şiirlerinde muskisel bir nağme çok net bir şekilde hissedilir. Saygı, minnet, rahmet ve dua ile andığımız usta şair devlet adamımızın en çok sevilen şiirlerinden birisine göz atmak da gerekir.

 

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. 

Ne giden son gemidir bu.

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.

Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

-Yahya Kemâl

Yılmaz Efe Çetinyürek
Standart Üye / 1 Yazı / 287 Okunma

Yağmur 01 Kasım 2020 - 10:36:11

Yanıtla

Gerçekten harika ve anlaşılır bir metin olmuş yazanın eline sağlık .

Zahide Çevik 01 Kasım 2020 - 18:51:09

Yanıtla

Çok güzel bir yazı olmuş tebrikler


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST