Loading

İrademiz Var mı?

İRADE GÖRSELİ

Bizi biz yapan şey; yaptığımız seçimlerdir. Asıl seçilmesi gereken soru seçimlerimizi kendi irademizle mi yoksa toplumsal yaşamın gerekliliğinin bir sonucu olarak mı seçiyoruz. Yani kararlarımızı başkası mı veriyor yoksa?

Hepimiz gözlerimizi dünyaya açtığımızda kendimizi bizim yazmadığımız bir tiyatroda oynamış olarak buluyoruz. En yakınımız olan anne ve babamızı bile biz seçmiyorken özgür bir iradeye sahip olduğumuzu söylemek olsa olsa abes olur. Oynadığımız tiyatroda başrol oyuncularının gölgesinde kalan figüranlar gibiyiz. Bu bir nevi zorunluluk görünüyor. Toplum varlığını devam ettirmek için adeta böyle bir mekanizmaya ihtiyaç duyuyor. Sineklerin tanrısı romanında gördüğüm bir şeyi burada değinmek istiyorum. Bir adaya düşen çocukları konu alan roman. Bir ütopya tadında başlıyor. Çocuklar gruplaşıp mücadeleye girdikçe roman bir distopyaya dönüşüyor. Adeta roman bize insan doğasının kötülük üzerine olduğunu. Kendi iradesine bırakılan insanların kötülüğü tercih edeceğini söylüyor. Buda bir nevi toplumsal baskıyı benim deyimimle toplumun kendisini yaşatma mekanizmasını devreye sokuyor.

Bir meşe palamudunun bir meşe ağacı olmaya programlandığı gibi bizde şu anda olmaya programlandığımız şey olmayı başarabildik mi? Diyeceğim şey kesinlikle kocaman bir HAYIR. Osho özgürlük kitabında kafesine aşırı alışmış bir papağanın kafessiz asla yaşamayacağını söyler. Bizlerde tıpkı papağan gibi bizler için biçilen kafeslerde yaşamaya o kadar alıştık ki sanki kafessiz bir hiçmişiz hissine kapılıyoruz. Kafesimizde bize sorulmadan din, dil eğitim vb. argümanlarla asla bırakmayacağımız bir kimlik edindik. Kimliğimiz asla bizim seçmediğimiz çoğu zaman seçmeye maruz bırakıldığımız bir olgular dizesidir.

Çok sevdiğim bir Tibet deyişi “HAYAT ONDAN YAPTIKLARIMIZDIR” der. Kendi gözlemlerime göre diyebilirimki. Ne kadar az mal, mülk edinip geçim sorununu aşarsak o kadar özgür oluruz. Nitekim bir fıçıda köpekleri ile yaşayan Sinop’lu Diyojen.  Önünde devasa orduların eğildiği Büyük İskender’e gölge etme başka ihsan istemez diyerek. Özgür iradesini ortaya koyabilmişti. Nitekim Diyojen malsız mülksüz bir dünyada bir doğruluk arayışçısıydı.

Yale Üniversitesi Psikoloji bölümünden Adam Bear ve Paul Bloom’un yaptığı çalışma, insanların sonuçlarını düşünmek için yeterli zamana sahip olmadığında doğru olduğuna inandığı seçeneği, kendi seçimleriymiş gibi benimsemeye eğilimli olduklarını gösterdi.

Çalışmaya katılanlara önlerindeki beş beyaz halkadan hangisinin yanacağını tahmin etmelerini isteyen Bear ve Bloom, deney başlamadan önce katılımcıların tahminlerini kayıt altına aldı. Çalışma sonunda, tamamen rastgele çalışan sistemdeki halka hızlı yandığında katılımcıların beklenenden daha başarılı olduğu belirlendi. Ancak halkanın kırmızı renge dönüşmesi için beklemek gerektiğinde katılımcıların başarı oranında belirgin bir düşüş saptandı.

Etiketler:
Kitap Alıntıları Yol Felsefesi
Standart Üye / 11 Yazı / 15,0K Okunma

Serhat ÇAKABAY


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST