Loading

Antik Mısır'da Mumyalama

Antik Mısır'da Mumyalama Teknik ve Süreci

Tarihi devirler boyunca kuşkusuz her toplumun, mutlak kendine göre bir cenaze töreni anlayışı olmuştur.

Mumyalama işlemi de daha çok Eski Mısır'a haiz bir yöntemdir. Tarihi daha eskilere dayanan dini bir ritüel olmakla beraber, bu yöntem olgunluk çağına M.Ö 1549-1069 yani Yeni Krallık Dönemi'nde ulaşmıştır. 

Yeni Krallık Tekniği

Mısır'ın mumyalama yöntemi açısından da oldukça büyük önem taşıyan bu dönemden sonra mumyalama işleminin kalitesi hayli düşmüş, teknik Ptolemaios Dönemi'ne kadar devam etmiştir.

Şimdi asıl konumuz olan mumyalama yöntemine geçelim.

 

 

  

Mısırlılar, bu işlemi genellikle 70 gün süreyle yapıyorlardı. Önce bir ceset 3 gün bekletilir sonra vücut potasyuma batırılır ve üzerinden bir hafta geçmesi beklenirdi. Geçen bir haftadan sonra organlar vücuttan çıkarılmaya başlanırdı. Rahipler cesedin beynini burundan bir metal sokarak sıvılaştırıp, beynin burundan akıtılmasını sağlıyordu. İç organlar dört adet çömleğe konuluyor ve bu çömleklere kaponik deniyordu. Fakat kalp çoğu zaman çıkarılmazdı (çıkarılsa bile ayrıca mumyalanıp tekrar yerleştirilirdi).

Hem kalbin öte dünyada yargılama işleminde kullanılacağına hem de insanın var oluş ve aklı için esas olduğuna inanılırdı.

Organları çıkarılan beden, nemi emen koruyucu bir madde olan natron tuzuyla kaplanırdı. Tuzun içinde ceset 40 gün bekler ve kururdu.

Sonra Nil Deltası'na götürülür ve batırılırdı. Bedenin tamamen kurumadan, esnek kalması için yağlar kullanılır talaş, saman gibi maddeler bedene yerleştirilir, bedendeki delik palmiye ipliğiyle dikilerek sargıya geçiliyordu.

Sargı işlemi sırasında artık tamamen mumyalanan vücut, kişinin diğer dünyada onu koruması için ihtiyacı olacak değerli eşyalar, mücevherler her sargıya yerleştirilerek gömülürdü.

Ayrıca her kata reçine ve güzel koku sürülürdü. Sargı sırasında kullanılan yağ ve reçineler katılaşarak katran kıvamına geliyor, bu maddeye zift anlamına da gelen mumiya deniyordu. Mumya ismi de buradan gelir.

Son aşama olarak, mumyanın başına mumyalama tanrısı denilen Anubis'in maskesi takan bir görevli tarafından bir maske yerleştirilirdi.

Baş mumyacı etrafında dualar okuyarak, mumya tabuta hazır hale getirilirdi.

Mısır'da yalnız insan bedeni değil kedi,köpek gibi hayvanlar da mumyalanıyordu.

Mısır'ın Giza kentinde arkeolojik çalışmalar sonucunda birçok kedi ve böcek mumyası bulunmuştu.

Sakkara arkeolojik sit alanında yapılan kazı sonucu Mısırlıların kutsal kabul ettiği ''gübre böceği'' mumyası bulundu.

Bu böcek Heliopolitan inancında Sabah Güneşi Tanrısı Khepri'nin sembol böceği olarak bilinmekte.

TÜRKİYE'DE TEK BİR MÜZEDE !

Türkiye'nin ilk ve tek mumya bölümüne sahip olan Aksaray Müzesi. Mısır'da başlayan mumyalama yönteminin Anadolu örnekleri yalnızca bu müzede sergileniyor. Buradaki mumyalar özellikle Ihlara Vadisi'ndeki kiliseden çıkmadır.

Bir diğer önemli merkez ise Akhisar'daki Çanlı Kilise çevresindeki mumyalar. Onların da tarihi 10,11 ve 12. yüzyıllara dayanmaktadır.

Eda Aytun
Yazar

Merhaba, ben Eda. Henüz 21 yaşında tıfıl bir 'yazar' olmakla beraber aynı zamanda üniversite öğrencisiyim. Gaziantep Üniversitesi bünyesinde Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum ve Bilgeyik ailesine başta editör sıfatıyla katılmıştım. Sanat sever, tarih sever, bilim severim, bazen yazar, çokça okurum. Bu minvalde sanat, tarih, coğrafya, arkeoloji gibi farklı alanlarda yaptığım araştırmaları da derleyerek, Bilgeyikle beraber sizlerle buluşturuyorum.  


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST