Loading

Romalıların Umumi Tuvaleti: Latrina

Antik çağda insanlar tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için latrinaları kullanırdı.

Latrina Tasviri

İnsanların ihtiyaçlarını gidermeleri için tuvalet inşaa etmiş olmalarında ne var ki? Neden bu konuyu böylesine ele aldık? Çünkü o dönemin umumi tuvaletlerini günümüz umumi tuvaletlerinden ayıran çok önemli bir çizgi var. Bu tuvaletlerde herkes yan yana oturuyor, birbirleriyle tanışıyor, sohbetler ediyor ve sosyalleşiyorlardı. Evet yanlış duymadınız, tuvaletinizi yaparken sohbet edip, sosyalleşiyor, yeni insanlarla tanışıyorsunuz :)

Beslenmek ne kadar doğalsa, tuvalet ihtiyacını karşılamak da o kadar doğaldır. Bu nedenle antik çağlarda herkesin ücretsiz veya çok makul fiyatlarla faydalanabileceği umumi tuvaletler yani Latrina'lar inşaa edilmiş. Bulunan Antik Latrinalar incelendiğinde genelde hamamların hemen yanıbaşına yapıldığı gözlemlenmiş. Böylece hamamdaki atık su, kanalizasyon giderlerini temizlemek için kullanılabiliyordu. Ancak hamamlardan bağımsız olarak, kendi kanalizasyon sistemi olan Latrina örnekleri de gözlemlendiği gibi, hususi olarak evlere yapılan daha küçük latrinaların varlığına da ilişkin bulgular var.

Latrinalarin içerisinde yer yer, freskler ve zeminlerde mozaikler bulunuyordu. Yapılan keşiflerde Latrinalarda genellikle Fortuna Tanrısına ait heykellerin olduğu biliniyor. 

Şimdi gelelim Latrinalarin genel yapısına. Şekillerde de gördüğünüz gibi Latrinalarda 2 adet oval delik bulunuyor. Bunların birisi yukarıda diğeri ise hemen bitişiğindeki altında. Üst kısımda bulunan delik tuvaleti rahatça yapmak için tasarlanırken altta bulunan delik ise taharetlenmek için tasarlanmış. 

Şimdi işler biraz daha ilginçleşiyor. O dönemlerde taharet musluğu ve tuvalet kağıdı gibi icatlar henüz keşfedilmemişti. Pişmiş topraktan yapılan çanak çömlek kalıntıları bu konuda oldukça yardımcı bir araçken maddi durumu elveren insanlar veya kentler diyelim ki o dönem için bunun çok pahalı bir envanter olmadığı kanaatindeyim; Xylospongium kullanılıyordu. 

Xylospongium ne ola ki? Dediğinizi duyar gibiyim. Bir sopanın ucuna bağlanan deniz süngerine Xylospongium veya tersorium adı veriliyor. O dönem şartlarına göre hijyenik bir gereçti. Kalçaların arasını temizlemek için kullanılıyordu. Latrinalarda ihtiyaç giderildikten sonra altta bulunan delik yardımıyla bunu rahatça yapabiliyordunuz. 

Bazı bölgelere göre farklı kültürler işleniyordu. Kimi yerlerde kendinize özel bir tersoriuma sahip olurken, bazı yerlerde ortak bir tersoriumun olması çok sorun değildi. Hatta bazı kurallara tabiiydi. Örneğin kullandıktan sonra içi su ve sirke ile dolu olan bir kaba batırıp bir sonraki kişinin kullanabilmesi için temizlenmeliydi. Suyun bunu temizlemek için yeterli olmadığı, sirke ile kirlerin çözülerek daha hijyenik bir gereç haline getirebildiği biliniyordu.

Ayrıca Latrinaların kanalizasyon sistemi oldukça önemliydi. Aksi halde hoş olmayan kokular etrafı sarar ve insanları çok rahatsız ederdi. 

Anadolu'da bir çok noktada Latrine örnekleri bulunuyor. Bu örnekler günümüze Roma döneminden kalmış. Eğer yolunuz Ephesus'a düşerse hamamın hemen yanında bulunan Latrina'yı da incelemeyi unutmayı. Tabi günümüzde maalesef kullanılmıyor :) :) M.S. 4. YY'da kadınlar ve erkekler için farklı latrinaların olduğuna dair kalıntılar elde edilmiş. Ancak Latrina yapıları milattan sonra 5. yüzyıldan sonra artık kullanılmamaya başlanmamış ve bu kültür yok olmuş.

Ayrıca yine çok ünlü olan Tralleis antik kentinde de çok iyi korunmuş bir Latrina bulunuyor.

Emre AKKAYA
Yönetici / 81 Yazı / 2,2M Okunma

1992 Ankara doğumlu. Yazılımcı ve amatör astronom. Araştırmayı ve bilgi paylaşmayı sever..

Yalçın Anıl 20 Temmuz 2022 - 14:51:53

Yanıtla

Sayın Akkaya, Gerçekçi yazınız ilginç ve çok hoş. Beşinci yüzyıldan sonra latrinaların unutulmaya başladığından söz açıyorsunuz; ama, ben Finlandiya'da bir orman evinde 1969 yılında kullandım latrinayı. Tamamen tahtadan yapılma bir yapı içinde 2-3 kişilik oturma yerleri olan, sizin fotoğraflardakilerin aynı, yalnız önde temizlenme delikleri yok. Görev nedeniyle gittiğimiz bu ormanlık yerler Çarlık zamanında Rus aristokrasisinin- -hatta bizzat Çar'ın- yaz tatilini yaptığı gözde yerlermiş. Kullandığımız latrina ( adını 53 yıl sonra yazınızdan öğreniyorum) birbirimize haber vererek sabahın ilk saatlerinde teker teker uğradığımız istirahatgâhtı (!) Geniş kabinde su ya da benzeri bir temizlik gereci yoktu. İşlem bitince içinde toz kireç olduğunu yorumladığımız teneke kaptan alınan bir kürek kireci delikten aşağıya döküyor; aynen kedilerin yaptığı gibi ayıbınızı kapatıyordunuz. Bu latrina, kalınan yerden biraz uzakta orman içinde yapılmıştı; insanlara eski yaşantıları anımsatıyorlardı sanırım. Bu konuda tamamlayıcı bir bilgi daha eklemek isterim. Geçen yıl , bir dostum Rusya'da ormanda yazlığı olan oğlunun yanında tatil yaparken sizin anlattığınız ve benim yaşadığım olayla karşılaşmış. Bir küçük çağdaşlaşma var yalnız; işlem bittikten sonra ayıbınızı gizlemek için bir kürek kireç değil sadece bir tablet atacakmışsınız deliğe... Bu güzel (!) söyleşiye neden olan yazınız için teşekkürler; çünkü yarım yüzyıl sonra bana, yaz ortasında 24 saati gündüz olan Finlandiya günlerini yeniden yaşattınız..

Emre AKKAYA 20 Temmuz 2022 - 15:24:51

Yanıtla

Merhabalar, Bu konuda, coğrafyamızın beni kısıtladığını fark ettim. Çünkü araştırırken dünya genelinde bilinen ülkelerin dışında geleneğin sürebileceğini hiç düşünmemiştim. Güzel yorumlarınız ve tuttuğunuz ışıklar için teşekkür ederim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST