Loading

Şartlı Reflekslerin Mucidi: Pavlov

İvan Pavlov

şartlı refleks

Pavlov 27 eylül 1849’da Riazan’ da doğdu. Ortodoks bir papazın oğludur, ilk tahsilini seminerde yapmıştır

 Okuduğu sayısız kitaplar  Pavlov’a tabiat sevgisini aşılamıştır. O zaman Rusya’da en çok okunan kitaplardan biri olan Lewis’in »fizyoloji» adlı kitabı, Pavlov’da hazım olaylarının karmaşıklığına karşı bir ilgi uyandırmıştır. Setchenow’un «Beyin Refleksleri» adlı kitabi dikkatini çekmiştir. Çarlık Rusya’nın sansürü bu kitabın “psişik” olayların fizyolojik temellerini verme denemesi” şeklideki ilk adıyla çıkmasını engellemiştir. 

Mesleğini seçme konusunda sonraları da çalışmalarının yönü üzerinde kesin bir tesir yapmış olan bu kitap, Pavlov’u öylesine heyecanlandırmıştı ki, yıllar sonra bile “Setchenow’un  düşüncesindeki bu dahiyane hamlenin” bazı kısımlarını hemen hemen ezbere bilirdi. 

1870’de genç Pavlov semineri terk ederek Petersburg Üniversitesine girer ve bir (altın madalya) kazanır. Sonra Tıp Akademisinde tahsilini yapar ve asistan olur. Burada da kanın dolaşımı ve hazım ile ilgili çalışmalarından dolayı altın madalya kazanır

  1879’ da Pavlov Claude Bernard’ın talebesi olan tanınmış klinikçi Botkine’in deneyler yapılan laboratuvarını ziyaret eder.

  Burada kan dolaşımı ve hazzım üzerin de ilk araştırmalarını yapar. Daha doğrusu, organizmanın bu olayları üzerinde sinir sisteminin yaptığı tesiri inceler. 

 1907!de şöyle diyecektir: » uzun yıllardan beri genel olarak sinir sistemini, özellikle de on yıldan beri merkezi sinir sistemini incelemekteyim»

Daha ilk deneylerin de, Pavlov aşırı deneylerden nefret eder: «Tarih evveli zamanlardan beri insanın dostu ve yardımcısı olan köpek ilme kurban edilebilir, ancak bunun daima hayvana lüzumsuz yere işkence etmeden yapılması gerekir». Bu ifadeyi Tecrübi Tıp Enstitüsündeki abidenin üzerine kazımıştır. 

 Daha önemli bir itirazı vardır:” her zaman olduğu üzere, bir defada yapılan kanlı müdahaleler bir çok hataya sebep olabilir, zira bu şekilde ki müdahaleler organizmanın bütünlüğü için çok zararlı olduğu gibi; çeşitli organların işleyişi üzerinde inhibisyon yapıcı bir çok tesire yol açabilir. Organizma bütünü ile çok sayıda farklı kısımlardan meydana gelmektedir ve bu kısımlar ince bağlarla birbirine bağlanmış olup, birlikte faydalı şekilde işlemektedir. Şu halde organizma, tabiatı gereği tahrip sebeplerine kayıtsız kalamaz. Organizma kendi menfaati için, bazı fonksiyonlarını frenlemesi, bazılarını kuvvetlendirmesi ve kurulabilecek olanı kurtarmak için bütün kuvvetlerini bir araya getirip bir noktada toplaması gerekir. Bu özellik, eskiden olduğu gibi bu gün de, analitik fizyoloji için büyük bir engeldir. Ve fizyolojik bir olayın gerçek işleyişini, organizmanın bütününü içindeki rolünü kesin olarak tayin etmek gerektiği zaman, aşılmaz bir güçlüktür”. 

Şu halde Pavlov yeni metotlar bulmaya çalışmaktadır. Evvela hayvan terbiyesini(dressage) ele alır, yani hayvanı yalnız kalmaya ve ayağından bir manometreye bağlı olarak durmaya alıştırır. Bundan sonra, yavaş yavaş cerrahi(Şirürjikal) usulü, yani “organların kesilip çıkarılmasından, bağlantıların tahrip edilmesinden ve yeni bağlantıların kurulmasından sonra, fizyolojistin hayvanı canlı olarak tutabileceği operasyonları” yapma işini geliştirir. 

1883’te Pavlov kalbin merkezden dağılan sinirleri üzerindeki, büyük akisleri yapan bir tezini yayınlar. 1884’te “ privat doçent” olduktan sonra, o zamanın en ünlü laboratuvarları olan Leibzig ve Breslau laboratuvarında çalışmak üzere yerinden ayrılır. 

 1886’da dönüşünde, hazım cihazını incelemeye koyulur, daima bu yolda kesme usulünden başka yollar bulmaya çalışır.1879’da pankreasta ilk fistülleri yapar ve ameliyat ettiği hayvanları canlı olarak muhafaza etmeyi başarır. 1889’da gastrik fisüle “oesophagotomie” yi ilave eder. Yiyeceğin mideye gitmesine engel olduğu halde, mide yine de ifrazda bulunmaktadır

 Pavlov “gecesini gündüzünü laboratuvarda geçirmekte, laboratuvara sabah 8’de gelip akşam 1’de ayrılmaktadır

Pavlov daima “en güç maddi şartlara katlanarak kelimenin tam manasıyla maddi sıkıntı içinde, hayat kuvvetini sadece ilimden alan, kendini tamamıyla ilime adamış bir insanın olağanüstü misalini vermiştir.”  Bu satırlar çalışma arkadaşlarından Tchistovitch’in  kalemindendir. 

 Yoksulluğa çok yakın olan bu maddi sıkıntı, bazen onu bir arkadaşının evine sığınmaya zorlamıştır. Çok az olan aylığı ile deney köpeklerini kendisi almaya mecbur kalmıştır. Sonraları talebelerine şöyle anlatacaktır:” O zamanlar sokak hırsızları ele geçirdikleri tasmalı yada tasmasız köpekleri yakalayıp getirirlerdi şüphesiz biz de hırsızların günahını paylaşırdık” 

 

 Pavlov yıllar boyunca ne Saint Petersbug’ da nede  Tost’ da kürsü alamaz. 1890’da Askeri Tıp Akademisinde farmakoloji kürsüsü, ve nihayet beş yıl sonra fizyoloji kürsüsü verilir. 

 Pavlov’un dürüstlüğü ve fikir bağımsızlığı mesleğin de kendisine pekte kolaylık sağlamamıştır. Buna karşılık talebeleri kendisine taparlar. 

 1891’de Pavlov tecrübi Tıp Enstitüsün’de bir laboratuvar kurar. Bu dönemin şah eseridir. Bu laboratuvar da dilediği gibi “cerrahi metodunu “ geliştirecektir. Pavlov burada en dikkati çeken “küçük mide” ya da “ayrılmış mide” ameliyatını yapmıştır. Bu ince ameliyat (dört saat süren ve 200 dikiş gerektiren altı ay kadar çabayı gerektirmiş ve otuz kadar köpek feda edilmiştir.

 Pavlov laboratuvarında ekip halinde çalışma zihniyetini gerçekleştirmiş bir insandır. Hayatının son yıllarında dünya fizyolojiklerinin en yaşlısı olduğu zamanlarda bile, Pavlov iş arkadaşlarını başarısına dahil etmeyi asla unutmamıştır. Gençlere yazdığı mektupta fikirlerini şöyle belirtmektedir. Biz hepimiz müşterek bir gayeye kendimizi adamış bulunuyoruz, her birimiz güçleri ve imkanları çapında bu gayeyi ileri götürmekteyiz. Böyle bir çalışmada hiçbir zaman «sen» ve «ben» davası yoktur, ancak müşterek olan gaye, bu işten kazançlı çıkmaktır. 1897 ile 1917 yılları arasında 250 eser yayınlamıştır. (burada bizim için önemli olan bazı eserlere değineceğim). Pavlov’un kendisi de Leçons sur le travaildes glandesdigestive(hazım guddeleri üzerine dersler) adlı eseri kaleme almış Rus tıp cemiyeti 35 bildiri öğrencileri 120 bildiri yapmışlardır.

 1904’ te Nobel kazandı. 1907’de Rusya ilimler akademisine faal azalığa kabul edilir. 1912’de Cambridge’de, 1925’te de Paris Tıp Fakültesinde “docteur honoris causa”payesi verilmiştir.

1905’ta hemen hemen bundan önceki çalışmalarını bir tarafa bırakarak şartlı reflekslere kendini vermiştir. Hazım üzerinde ki çalışmalar yerine, psişizmi incelemesine tesadüfen sevk ettiğini kabul edebiliriz. 1910’ da sessizlik kulesini inşa eder. Burası, içinde dışarda hiç sesin, hiçbir sıcak, soğuk ya da kokulu  hava akımının sızmadığı bir binadır, ışık ise her zaman aynı kuvvettedir. (Pavlov, i. Şartlı Refleksler)

Pavlov 1917’de son araştırmaları üzerine bir eser kaleme almak üzeredir, “fakat tam bu sırada ihtilal patlak verir. Tabi bu olay bütün dikkatleri üzerine topladı” diye yazar. 1919 ve 1920’de muazzam zorluklara rağmen çalışmalarına devam eder.

1923’te 20 yıllık  deney «hayvanların yüksek sinir faaliyetlerinin incelenmesi ilk baskısı çıkmıştır. Bunun arkasından 1924,25,28,32 ve 38’ de tamamlayıcı baskılar gelmiştir. Ancak sonuncusu Pavlov’un ölümünden sonra çıkmakla beraber, ön sözü Pavlov’un kendisi  tarafından baskıya hazırlanmış olup Rusya ilimler akademisi tarafından 1949 ve 1951’de tekrar basılmıştır. 1927 Beyin kabuğu faaliyeti üzerine dersler çıkmıştır. 

 27 Şubat 1936’da bir akciğer konjestionundan ölmüştür. Diğer büyük Rus ilim adamı Mandeliev’in yanına gömülmüştür.

Kaynak

İvan Pavlov, şartlı refleksler ve sinir bozuklukları, çeviren Nezahat ARKUN, Umumi Psikoloji  Profesörü, 1967

Kitap Alıntıları Yol Felsefesi
Standart Üye / 11 Yazı / 15,0K Okunma

Serhat ÇAKABAY


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST