Halit Ziya Uşaklıgil

Halit Ziya Uşaklıgil Kimdir?

Kültür Sanat

03 Kasım 2018 23:14


Halit Ziya UŞAKLIGİL (1865-1945), Servet-i Fünun (diğer adıyla Edebiyat-ı Cedide) devri Türk romanının kuşkusuz en mühim ismi olan Halit Ziya'yı yakından tanıtalım istedik. Geleneksel Şark hikayecilik anlayışından Batılı modern anlamda tam bir roman anlayışına geçişi sağlayan Uşaklıgil'in yaşamı, eğitimi ve edebi hüviyetine dair teferruatları sizin için derledik.

Doğumu ve Ailesi

İstanbul'da doğan ve asıl adı Mehmet Halit olan Halit Ziya, Uşak'ın halı ticareti yapan en zengin ailelerinden Helvacızadeler ailesine mensuptur. 1865 yılında babasının Balcılar Yokuşu'nda kiraladığı bir evde doğdu. Çocukluğunun Balcılar Yokuşu, Sepetçiler ve Saraçhanebaşı'nda geçirdi. Dadıların, lalaların olduğu kalabalık bir ailede büyüdü.

Eğitim Hayatı

Halit Ziya, ilköğrenimine İstanbul'da başladı. 6 yaşında Mercan'da önce geleneksel eğitim sistemine bağlı bir ilkokul olan mahalle mektebine verildi.Fakat bu okulu beğenmedi ve bir müddet sonra modern eğitim sistemine bağlı başka bir okula kendi başına kaydoldu. Bir sene sonra da Fatih Askeri Rüştiyesine kaydoldu. Bu sıralarda hem Kerem ile Aslı, Aşık Garip, Leyla ile Mecnun ve Binbir Gece Masalları gibi geleneksel Türk İslam edebiyatlarına haiz eserleri okumuş hem de Batılı anlamda Güllü Agop'un Gedikpaşa Tiyatrosundaki oyunları izlemiştir.

1878'de ailesiyle İzmir'e taşındı ve İzmir Rüşdiyesine kaydedildi.Hem bu okulda hem de özel hocalardan Fransızca öğrendi.

Fakat bu Türk okulunda fazla kalmadı ve Ermeni çocuklarının okuduğu Mechitariste adlı Fransız okuluna tek Türk talebe olarak verildi. Burada İtalyanca da öğrendi.Gayr-i müslim çevrelerle iç içe olduğundan bu kültürleri iyi tanıdı. Bol miktarda Fransızca roman okudu. İngilizce ve Almanca dersleri de aldı. Namık Kemal ve Abdülhak Hamid'in eserlerini de okudu.

Mechitariste Fransız okulu

Yaptığı İşler

1885'te Dışişleri Bakanlığında memur olmak için İstanbul'a gitti fakat memuriyete giremedi.Ancak dönemin yazar ve şairleriyle tanıştı. İzmir'e dönüp İzmir Rüşdiyesinde Fransızca öğretmenliğine başladı.

Bir süre sonra da Osmanlı Bankası'nın İzmir şubesinde muhasiplik ve mütercimlik görevi aldı.

1886'da İzmir İdadisi'nde Fransızca öğretmeni oldu.

1889'da bir sergi için Paris'e gitti. 1893'te 26 yaşındayken İst. Reji Müdürlüğünde başkatip oldu. (Reji Müd., yabancıların Türk tütününe koydukları tekel idaresidir.)

Ekim 1893'te Muhaberat-ı Türkiye ve Tercüme Kalemi müdürü, Ağustos 1908'de Reji Komiseri oldu. Ayrıca Darülfünun-ı Osmani (Osmanlı Üniversitesi, şimdiki İstanbul Üniversitesi)'de 1919'a kadar Batı Edebiyatı Tarihi ve Estetik dersleri verdi. 1908'de Türk Derneği üyesi oldu.

İttihat ve Terakki Partisi'ne girdi. Nisan 1909'da padişah Beşinci Mehmed Reşad'ın Mabeyin başkatipliğine tayin edildi.

Ekim 1911'de bu görevinin yanı sıra ayrıca Meclis-i Ayan üyesi oldu.

Bir ara Bükreş'e Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasındaki bir sorun için görevli gitti. 1913'te yine Balkan devletleriyle Osmanlı Devleti arasındaki sorunlar için görevlendirildi.

I.Dünya Harbi'nden önce Cemal Paşa'nın kurduğu Fransız Dostluk Teşkilatı başkanlığını yürüttü. 1915'te İttihat ve Terakki tarafından Almanya'ya bir inceleme gezisine gönderildi.

Türk-Alman Dostluk Derneği'nin de üyesi olmuştur. Ayrıca İsviçre'ye gitti. Tütün İnhisarı Şirketi İdare Meclisi başkanlığı gibi işlerde ve özel şirketlerin idare kurullarında çalıştı.

Cumhuriyet'ten sonra hayatını genellikle Yeşilköy'deki köşkünde hatıralarını, romanlarını yazarak geçirdi.

 

Evliliği ve Çocukları

1889'da Memnuna Hanım'la evlendi. Tiran elçiliği başkatibi olan oğlu Halit Vedad, terfisinin engellenmesini hazmedemeyerek 2 Aralık 1937'de intihar etti.

Romancılığı

-Teknik anlamda gerçek Türk romanı onunla başlar.

-Romanda sanatkarane üslubu benimsemiş, estetik değere büyük önem vermiştir. Olay unsurunu çok geri planda bırakmıştır. Üzerinde asıl durulan, kişilerin ruh durumlarının çözümlenmesidir.

-Kişilerin hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle olan çatışmaları, mücadeleleri, duyguları ve davranışlarını yönlendiren sebep ve sonuçlar teferruatla sergilenmiştir.

-Ayrıca Halit Ziya'ya gelene kadar Türk romanı büyük ölçüde romantizmin tesirinde ve gölgesindeydi. Türk edebiyatında ilk gerçek realist romanı Halit Ziya Sefile ile verdi.

-Realizme bağlı en yetkin örnekleri de Mai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu ile ortaya koydu.

-Balzac, Flaubert,Goncourt Kardeşler, Emile Zola, Alphonse Daudet gibi realist ve natüralistlerden etkilenmiş ve yararlanmıştır.

-Gözlem unsuruna hayli önem vermiştir. Kişi ve olaylar hakkında romantiklerdeki gibi öznel bir tutum sergilemiyor, kişileri doğru ve yanlışlarıyla dışardan olduğu gibi gözleyerek tarafsızlıkla tasvir etmiştir.

-Gözlemlerini nesnel bir şekilde tasvir etmekle yetinmiş, kişi ve olayları yargılamayı okuyucuya bırakmıştır.

-Çok eski zamanlara ait tarihi olayları ya da hayalde kurgulanmış olayları değil de bizzat yaşadığı yahut gördüğü olayları, kişileri, mekanları yazmıştır. Yani romanlarının muhtevası art zamanlı değil eş zamanlıdır.

-Genellikle iradesiz, Batıcı alafranga tiplerin başarısız, mutsuz, kırık hayatlarını işledi. Bundan mütevellit romanlarında bireysel konular ağırlıklıdır.

Eserleri

Roman: Sefile (1885), Nemide (1892), Bir Ölünün Defteri(1893), Ferdi ve Şürekası(1895), Mai ve Siyah(1898), Aşk-ı Memnu(1901), Kırık Hayatlar(1924), Nesl-i Ahir (Şemsettin Kutlu tarafından 1990'da neşredildi)

Hikaye: Deli (1888), Bir Muhtıranın Son Yaprakları (1888), Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası (1888), Bu muydu? (1886), Heyhat (1898), Valide Mektupları (1999 Yeni Türk harfleriyle Selmin Kurç neşretti), Tuhfe-i Letaif (1893), Küçük Fırkalar (1897-1899), Bir Yazın Tarihi (1900), Solgun Demet (1901), Bir Şi'r-i Hayat (1914), Sepette Bulunmuş ((1920), Beyaz Şemsiye-Elfin, İzdivac-ı Müteyemmin-Akşamcı, Mayıs Pazarı Bir Deli, Bir Hikaye-i Sevda (1922),Hepsinden Acı (1934), Aşka Dair ((1935), Onu Beklerken (1935), İhtiyar Dost (1937), Kadın Pençesi (1939), İzmir Hikayeleri (1950)

Mensur Şiir: Mezardan Sesler (1891), Mensur Şiirler (1891)

Tiyatro: Füruzan(1918), Kabus(1918), Fare(1926)

Hatıra: Kırk Yıl (1936), Saray ve Ötesi(1940), Bir Acı Hikaye (1942)

Makale: Kenarda Kalmış, Sanata Dair I-IV

Edebiyat Kuramı: Hikaye (1891), Belagat Kitabı (İzmir)

Batı Edebiyatı: Garptan Şarka Seyyale-i Edebiyye: F(1885), Tarih-i Edebiyyat-ı Garbiyyeden Fransa Edebiyatı Dersleri (1913), Tarih-i Edebiyyat-ı Garbiyye, Kısm- Sani: İspanyol Edebiyatı (1913), Alman Edebiyatı Tarihi (1914), Yunan Tarih-i Edebiyyatı (1915), Latin Tarih-i Edebiyyatı (1915)

Çeviri: Demirhane Müdürü (George Ohnet'dan,1884), Esrar-ı Serendip (Lois Jacolliot'tan, 887), Nakil, Cüz I-IV (1893-1894)

Dil Bilgisi: Fransızca Muallimi (1889)


etiketler: halit ziya uşaklıgil kimdir?, halid ziya uşaklıgil kimdir?, halid ziya uşaklıgil, türk edebiyatı, servetifünun, edebiyatı cedide, aşkımemnu

İlginizi çekebilir

Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Gönder