Loading

Kara Delikler Nedir?

Evren’in En Büyük Bilinmezliği: Karadelikler. NASA'nın paylaştığı fotoğraflardan sonra hepimizde daha da çok merak uyandıran Evren'in en gizemli kozmik cismi olan kara delikler aslında nedir?

Kara Delik

Makaleyi iyice kavramak için kısa kısa: 

OLAY UFKU NEDİR? 

Olay ufku herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasının adıdır. Ne olay ufkunun ötesini bilinen yasalarla açıklama olanağı vardır ne de orada ne olup bittiğini bilmenin bir yolu vardır. Bir yıldızın ‘olay ufku’ yıldızın çökmeden önceki kütlesiyle orantılıdır, örneğin kütlesi 10 güneş kütlesi olan bir yıldız içe çöküp kara delik haline geldiğinde çapı 60 km olan olay ufkuna sahip olacaktır. Kara Delik cisimleri yuttukça olay ufku genişler, olay ufku genişledikçe daha da güçlü çekim alanına sahip olur. 

Kara deliğin olay ufkunda olmak dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmaya benzer, tıpkı sizin akıntıya karşı boşa kürek çekmeniz gibi. Aynı şekilde olay ufkuna kapılan bir cisim uzaktan incelendiğinde kara deliğin etkisiyle cismin ışık kaybettiği ve daha kızıla döndükçe gözden kaybolacağı gözlemlenecektir. “Yıldızsal Kara Deliğe” yaklaşan bir Astronot olay ufkuna varmadan parçalanacağı gibi “Dev Kara Deliğe” kapılan bir astronot daha sonra gelgit etkileriyle yok edileceğine rağmen hiçbir zorlukla karşılaşmadan olay ufkuna ulaşabilecektir. 

 

GENEL GÖRELİLİK NEDİR? 

1905 yılında Albert Einstein fizik yasalarının tüm ivmesiz gözlemcilere göre aynı olduğunu ve vakum içindeki ışık hızının gözlemcilerin hareketinden(hızından) bağımsız olduğu olduğunu belirtmiştir. Bu teori Albert Einstein’ın Özel Görelilik Teorisidir. Bu teori tüm fiziğe yeni bir yapı kazandırmış, uzay ve zaman kavramlarını bir arada öne sürmüştür.10 yıl aradan sonra Einstein teorisine ivme (g) kavramını da eklemiş ve 1915’te Genel Görelilik Teorisini yayınlamıştır. Einstein bu teoride dev kütleli cisimlerin yoğun kütle çekiminden dolayı uzay-zamanda bükülmelere neden olacağını saptamıştır. 

 

 

KUANTUM FİZİĞİ NEDİR? 

Birkaç bin yıllık tartışmanın ardından, maddelerin neden yapılmış olduğunu artık biliyoruz; elektron ve kuark adı verilen küçük parçacıklar. Bu arkadaşlar, hidrojen ve oksijen gibi atomları ve H₂O gibi molekülleri oluşturmak için, küçük aileler dahilinde birlikte takılırlar. Atomlar ve moleküller, dünyamızın Lego parçalarıdır. Bu minik dünyanın nasıl çalıştığını açıklamak için, bilim insanları kuantum kuramı adı verilen bir fikirler topluluğu kullanır. 

 

 

Özellikle NASA’nın duyurduğu ''Dev Kara Deliğin ilk kez fotoğrafı çekildi.'' şeklinde ki paylaşımlarından sonra kara delikler hakkında ki ayrıntılar epey merak konusu olmaya başladı. 

Peki gerçekten üzerinde derin çalışmalar yapılan bu cisim aslında nedir? 

Kara delikler, büyük kütleli yıldızların patlayarak ölmesiyle oluşan nesnelerdir. Aynı zamanda Astrofizikte çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük kozmik bir cisimdir. 

Bir delik olduğu apaçık tabi, ama peki neden kara olarak anılıyor?

Bunun nedeni ise ışığı hiçbir zaman yaymamalarıdır. Bu nesneler uzay ve zamana dair bildiklerimizin sınırını zorluyor. Olay ufkunu aştığınız andan itibaren kara deliğe düşmemek için ışıktan hızlı yol almanız gerekiyor ama bildiğimiz üzere hiçbir şey ışıktan hızlı yol alamıyor. Kara deliklerin tekillikleri dolayısıyla üç boyutlu olmadıkları, sıfır hacimli oldukları kabul ediliyor.  

Kara delikler farklı zamanlarda hem çok büyük hem de çok küçük olabildikleri için de kafa karıştırıyorlar. Kara delikler hayatlarına, Einstein’in Genel Görelilik kuramının geçerli olduğu yıldız boyutlarında başlıyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi bir kara delik oluşurken büyük kütleli yıldızlar patlayarak ölür, bu sırada ölen yıldızın çekirdeği çökerek kara deliği meydana getirir. Ve bu yüzden madde inanılmaz küçük bir alana hapsolur ve nihayetinde süper küçük nesnelerin, olayların döndüğü, kurallarının geçerli olduğu bir diyara, Kuantum Fiziğinin acayip ve harika dünyasına geçer. 

Kara deliklerin içinde zamanın yavaş aktığı veya akmadığı tahmin edilmektedir. Doğrudan gözlenememekle birlikte çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedilmişlerdir. Bu teknikler aynı zamanda çevrelerinde sürüklenen oluşumlara da incelenme olanağı sağlamıştır. Örneğin, bir kara deliğin potansiyel kuyusunun çok derin olması nedeniyle yakın çevresinde oluşacak yığılma diskinin üzerine düşen maddeler diskin çok yüksek sıcaklıklara erişmesine neden olacak bu da diskin (ve dolaylı olarak kara deliğin) yayılan X-ışınları sayesinde saptanmasını sağlayacaktır. 

Yukarıda bahsettiğim bu kuramların ikisi de açıklama becerileri sayesinde önem arz ediyor. Kara delikler Einstein’in Genel Görelilik kuramıyla tanımlanmışlardır. Einstein kendi devrimci kuramını 1915 yılında yayımladı ve Genel Görelilik şu ana kadar karşısında dikilen bütün sınavlardan kolayca geçti. Buna rağmen fizikçiler iki kuramı bir arada güzel anlaşmaya bir türlü ikna edemediler. Şu anda he iki kuramı aynı ölçekte birleştiren kabul edilmiş bir ''Kuantum Kütle Çekim'' kuramı bulunmuyor. Günümüzde kara deliklerin varlığı ilgili bilimsel topluluğun (Astrofizikçiler ve Kuramsal Fizikçilerden oluşan) hemen hemen tüm bireyleri tarafından onaylanarak kesinlik kazanmış durumdadır.  

Gözde DOĞRU
Yazar / 11 Yazı / 89,1K Okunma

I graduated third in my class from the Physics Department at Bolu Abant Izzet Baysal University, where I completed my bachelor’s thesis on the statistical distribution of exoplanets. I pursued my studies in English throughout my undergraduate and graduate programs. My passion for exoplanet research continued, culminating in an MSc in Astrophysics, during which I focused on atmospheric escape in exoplanetary systems, at the same university. I am currently in Oxford, preparing for the IELTS exam and planning to pursue a PhD in Astrophysics. During my graduate studies, I collaborated with Assist. Prof. Dr. Tansu Daylan (Washington University St. Louis) and Prof. Dr. Abdulkadir Şenol (Bolu Abant Izzet Baysal University). I am also a member of Assist. Prof. Dr. Tansu Daylan’s research group, gaining hands-on experience in exoplanet studies and related observational techniques. My research interests include exoplanets, atmospheric escape in exoplanetary systems, XUV observations, and astronomical data analytics. I am proficient in Python for catalog cross-matching and data analysis. I founded the Physics and Astronomy Student Club to promote scientific engagement and encourage students to participate in academic events. I have attended and presented in numerous scientific conferences, participated in various events as an attendee, and organized several academic and outreach activities. I have also taken part in personal development courses to enhance my professional skills. Additionally, I have served as a YouTube moderator for astronomy- and space-themed broadcasts, facilitating audience interaction and discussions. Beyond my academic work, I have a background in amateur theatre, technical drawing, and competitive volleyball. I enjoy spending time in nature, camping, and exploring new cultures. I also contribute as a blog writer, sharing articles on astronomy, astrophysics, and science communication to make complex topics accessible and engaging to a broader audience.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST