Loading

Evrendeki İlginç Görüntüler Ve Detayları

Ultra Derin Alan

Hepimizin bildiği üzere evren koca bir derya deniz. Ve bu kadar uçsuz bucaksızlıkta tahmin edemeyeceğimiz keşifler ve görüntüler elde ediliyor. Bu yazımda bu ilginç görüntülerden ve keşiflerden birkaç tanesini inceleyeceğiz. 

1) ZTF J1813+4251 Yıldız Sistemi:

       

Yıldız Sistemi İllustrasyonları 

Galaksimizdeki bir kısım yıldız, Güneş gibi yalnızdır. Bir kısmı da diğer yıldızları katlar ve çiftler halinde çevreleyen, yörüngeleri o kadar sık yıldızlardan oluşur ki bu bazı yıldız sistemleri Dünya ile Ay arasına sığabilir. 2022 yılında MIT'deki bazı gökbilimciler ve Kevin Burdge tarafından, Zwicky Geçici Tesisi'nden 1.000'den fazla görüntüyü tarayan ve yaklaşık bir saat parlaklık değişkenliği periyotlarına sahip yıldızları tanımlayan bir bilgisayar algoritması kullanılarak her 51 dakikada bir birbirlerini daire içine alıyor gibi görünen, oldukça kısa bir yörüngeye sahip yeni bir yıldız sistemi keşfettiler. Felaketsel yıldız sistemi veya diğer bir adıyla ZTF J1813+4251, Herkül takımyıldızında yaklaşık 51.3 ışık yılı uzaklıktadır. Bu sistem içinde bir yıldız ve beyaz cüce barındırmaktadır. Beyaz cücenin yıldızdan kendisine dış hidrojen katmanlarını çekmesiyle -felaketsel bir değişen- (beyaz cücenin birikmeye başlaması veya ortak yıldızından uzakta malzeme yemeye başlaması) olarak kabul edilir. Bu süreç, yüzyıllar önce gökbilimcilerin bilinmeyen bir felaketin sonucu olduğunu varsaydıkları muazzam, değişken ışık parıltıları olarak görünür. Bu ölçümlerle araştırmacılar, sistemin bugün muhtemelen ne yaptığına ve önümüzdeki yüz milyonlarca yıl içinde nasıl gelişmesi gerektiğine dair simülasyonlar yürüttüler. Yıldızların şu anda geçiş halinde olduğu ve güneş benzeri yıldızın hidrojen atmosferinin çoğunu doymak bilmez beyaz cüceye "bağışladığı" sonucuna varıyorlar. Güneş benzeri yıldız sonunda çoğunlukla yoğun, helyum bakımından zengin bir çekirdeğe indirgenecek. Başka bir, 70 milyon yıl içinde, yıldızlar genişlemeye ve ayrılmaya başlamadan önce sadece 18 dakikaya ulaşan ultra kısa bir yörünge ile birbirine daha da yaklaşacakları şeklinde öngörüleri var. 

    

ZTF J1813+4251 Yıldız Sistemi Görüntüsü                           ZTF J1813+4251 için beş fotometrik bantta ışık eğrileri

2) Perseus Kümesi:

Kahraman (Perseus) Kümesi, adını Yunan mitolojisindeki kahraman Perseus’tan alır. Bilinene göre Perseus, Gorgon kardeşlerden Medusa’nın kafasını Graeae’nin Perseus’a verdiği ayna yardımıyla kesmiştir. Zaten gökyüzünde tasvir edilen hayali çiziminde, Perseus’un bir elinde Medusa’nın kesik kafası, diğer elinde ise kılıcı vardır.

Perseus Takımyıldızının (Kümesinin) Gökyüzündeki Görüntüsü

Abell 426 olarak da adlandırılmış olan Perseus (Kahraman) Kümesi, binlerce galaksiyi içerisinde barındırır. Bu kümenin içinde multimilyonluk derecelerdeki gaz kütlelerinin olması sebebiyle evrenin bilinen en ağır köşelerinden biridir. Kahraman Kümesi 5,366 km/s durgunluk hızına ve 863′ çapa sahiptir. 1 Mart 1970 yılında bu kümeden geldiği tespit edilen X ışını emisyonu da kayda geçen veriler arasındadır. Küme, X-ışını bandında gözlemlendiğinde gökyüzündeki en parlak kümedir. Şu anda kümenin çekirdeğine göreli plazma kabarcıkları üfleyen radyo kaynağı 3C84'ü içerir. Bunlar, kümenin X-ışını görüntüsünde delikler olarak görülür, çünkü X-ışını yayan gazı uzaklaştırırlar. Radyo kabarcıkları olarak bilinirler, çünkü kabarcıktaki göreceli parçacıklar nedeniyle radyo dalgalarının yayıcıları olarak görünürler.

Bu kümedeki NGC 1275 gökadası, X-ışını emisyonunun en parlak olduğu yerlerden biridir. Ayrıca NGC 1275 bizden 237 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Kahraman A, Perseus A veya Caldwell 24 isimleriyle de bilinen 1.5 Tip bir seyfert galaksidir. Seyfert galaksileri, yüksek yüzey parlaklığına ve güçlü tayf yayılımına sahip aktif galaksilerdir. Bu yüzdendir ki NGC 1275 inanılmaz güçlü bir X-ışını ve radyo dalgası kaynağıdır. NGC 1275’in merkezinin kütlesi, 340 milyon Güneş kütleli bir karadeliğin kütlesine eşittir ve eliptik bir galaksidir.

                 

Perseus Kümesinin CXR Teleskobundan fotoğrafı            Hubble Uzay Teleskobu’ndan NGC 1275'in fotoğrafı

Ayrıca Chandra X-Ray Teleskobunun yaptığı bu Persu-eus Kümesi gözlemleri sonucunda gökbilimcilerin dikkatini çeken bir keşif yapıldı. Bu keşif Perseus’un merkezindeki NGC 1275 galaksisinde yer alan süper dev karadeliğin savurduğu materyaller olduğu ve Karadelikten saçılan parçacıkların, gökbilimcilerin ‘körfez’ adını verdiği esrarengiz, obruk biçimli bir alanda biriktiği şeklindedir. Radyo teleskop ağı ile elde edilen veriler, körfezden hiçbir madde salınımı olmadığını gösterdi. Bu durum, karadeliklerle bağlantılı kozmik yapıların aksi bir davranışı sergiliyor. Dahası, Perseus’tan kopan gaz kütlesinin bilgisayarda oluşturulan standart modelleri, körfezi temsil eden kemer biçimli yapının aksi yönde oluşması gerektiğini savundu. Ortada bir aksi durum söz konusu olduğu için uygulanan simülasyonlardan bir tanesi bu körfez adını verdikleri bölgenin ve dev gaz kütlesinin oluşumu hakkında bilgi vermeye çok yaklaşmıştır.

Simülasyona göre, Perseus benzeri büyük bir kümede yer alan gaz iki bileşim halinde yer aldı: Sıcaklığı 30 milyon derece civarında gezen bir soğuk merkezi bölge ve buranın etrafını saran, sıcaklığı üç kat yüksek bir diğer bölge. Ardından Samanyolunun 1000 katı kütleye sahip küçük bir galaksi kümesi Perseus’u sıyırdı. Yani, merkezinden 650,000 ışık yılı mesafede geçti. Bu yakın geçiş esnasında, gaz kütleçekimsel bir etkileşim oluşturdu. Sonuç olarak, kapladığı alan giderek genişleyen soğuk bir gaz döngüsü ortaya çıktı. Yaklaşık 2,5 milyar yıl sonra gaz kütlesi merkezinden 500,000 ışık yılı mesafeye uzaklaştı ve dış sınırında yok olmadan önce milyonlarca yıl dönüp duran dev gaz kütleleri oluştu. Bu dalgalar, iki akışkanın arayüzündeki hacim farklılığından ortaya çıkan Kelvin-Helmholtz dalgalarının devasa örnekleri olarak beliriyor. Benzerleri ise okyanuslarda, bulut yapılarında ve dış gezegenlerde de gözlemleniyor. Hatta, Güneş’in yüzeyinde oluştukları bile birçok kez gözlemlendi. Perseus’ta beliren körfez yapısının bugüne dek tespit edilen en büyük Kelvin-Helmholtz dalgası olabileceği bu simülasyona göre ihtimaller dahilinde. 

Daire içindeki alan, körfez olarak isimlendirdikleri bölgedir.

3) Yaratılış Sütunları:

Bu muazzam yapı ise Dünya'dan yaklaşık 6,500-7000 ışık yılı uzakta yer alan Yılanlar Takımyıldızında yer alır. Gaz ve tozun yeni yıldızlar oluşturma aşamasında olması ve yakın zamanda oluşan yakın yıldızlardan gelen ışık tarafından aşındırılması sebebiyle bu şekilde adlandırılmıştır. Yaratılış Sütunların kulelerinde Chandra X-Işını Teleskobu tarafından yapılan gözlemde çok fazla X-ışını kaynağı bulunamamıştır ancak bu yapının bulunduğu bölgede genç yıldızlardan çeşitli X-ışını enerji seviyelerindeki kaynakları gözlemlenmiştir. Sütunlar, nispeten yakın ve sıcak yıldızların ultraviyole ışığından gelen fotobuharlaşma tarafından aşındırılan soğuk moleküler hidrojen ve tozdan meydana gelir. En soldaki sütun ortalama dört ışık yılı uzunluğundadır. Bulutların en üstündeki parmağımsı çıkıntılar Güneş Sistemi'nden daha büyüktür ve arkalarındaki gazı yoğun UV akışından koruyan buharlaşan gaz küreciklerinin gölgeleri tarafından görünür hale gelir. Bu gaz küreciklerinin kendileri yeni yıldızların kuluçka makineleridir. Yıldızlar daha sonra gaz küreciklerinden ortaya çıkar ve sonra buharlaşır. Bugüne kadar bütün uzay teleskopları bu yapıyı fotoğrafladı, bu yüzden en ünlü iki teleskobumuz olan Hubble ve James Webb tarafından elde edilen görüntüleri de eklemeden geçemeyeceğim.

                 

Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilen kızılötesi görüntü     JWST'nin orta kızılötesi aldığı görüntü

Uzayda yer alan ve oldukça dikkat çekici olduğunu düşündüğüm bu nesneler ve yapı hakkında oldukça detaylı bilgi vermeye çalıştım. Kim bilir uzayın bilmediğimiz köşelerinde daha ne kadar farklı ve güzel görüntüler vardır.. Onların da görüntülerini ve hakkında edineceğimiz bilgiler elimize ulaşana kadar bilimle kalın. 

Gözde Tutku DOĞRU
Yazar / 11 Yazı / 83,5K Okunma

1999 yılında İstanbul'da doğdum. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İngilizce Fizik Bölümünü üçüncülük ile bitirdim. Tezimi ise Ötegezegenler üzerine yaptım. Fizik alanında kendimi geliştirmek için araştırmalar yapıyorum ve ilgi alanım Astronomi ve Astrofizik olduğu için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde “Fizik ve Astronomi Öğrenci Topluluğu” adında yeni bir topluluk kurdum. Ayrıca eğitim geçmişimi desteklemek için birçok eğitim ve konferansa katılıyorum. Sosyal hayat açısından amatör olarak tiyatroyla ilgileniyorum. Ayrıca farklı yöntemlerle teknik çizim yapmayı seviyorum. Fizik, Astronomi ve Astrofizik ile ilgili dergi ve bloglar okuyorum. Bu nedenle bazı bloglar da yazmaya başladım. Ayrıca eski lisanslı voleybolcuyum. Spor aktiviteleri yapmaktan ve kamp yapmaktan hoşlanırım. Yeni insanlarla tanışmayı, onların kültürlerini tanımayı, müzik dinlemeyi ve film izlemeyi çok seviyorum.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST