Loading

Bir Şair Bir Ağaç ve Bir Şiir

Kimi bilim insanlarının şiirleri bestelenir bile...

Ginkgo biloba bitkisinin ilk yılları

 

BİR ŞAİR    BİR AĞAÇ   ve   BİR ŞİİR

Gelin bu bilinmezleri, sondan başa doğru, gün ışığına çıkaralım biraz.

“Bir Şiir”i ele alalım önce. Aynı başlıkta bir şairden de söz açıldığına göre; bu şiirin o şair tarafından yazılmış ve konusunun da bir ağaç olduğu kolaylıkla anlaşılıyor. O zaman şair kim peki? Biraz kitap kültürü olanlara verilecek bir tüyo ile hemen çözecekleri bir bilmece:

 Örneğin “Faust”  ya da ”Genç Werther’in Acıları”dan söz açarsam, bu kitabı bir zamanlar bütün Avrupa okumuş-Napolyon Bonapart ise 7 kez okumuş ve yazarına ödül de vermiş dersem, kim olduğu bilinir mi acaba? Ya da şiirlerinin büyük bir bölümünü tüm ünlü klasik müzikçiler bestelemişlerdir deyince çözüm kolaylaşır; ama bu, hem hukukçu hem diplomat hem romancı, hem oyun yazarı ve denemeci Johann Wolfgang von Goethe’nin; botanik ve fizik bilimlerine de katkıda bulunduğunu, bu konularda önemli çalışmaları olduğunu ortaya çıkarır mı acaba?

Newton asal renklerin 7 tane olduğunu söylerken Goethe sadece sarı ve mavi olarak 2 asal renk olduğunu, bugün gördüğümüz ve bildiğimiz renklerin bu 2 renkten türediğini ispatlamaya çalışmıştır.

Yerçekimi yasası nedeniyle Newton’a saygısı vardır; ama bir de gökçekimi olduğundan söz açmaktadır. “Gökçekimi olmasaydı bitkinin topraktan aldığı su, ağacın tepesine kadar nasıl  ulaşırdı?” demektedir. Yaprak tomurcuklarının evrilerek çiçek biçimi aldığı iddiası da botanikte iyice derinlere dalan  Goethe’nin uğraş alanları içindedir.

 

Öyleyse şiirlerinden birine konu olan ve bu yazının sonunda yer alan Ginkgo biloba ağacının ne olduğuna çok kısa bir göz atalım:

Yapraklı bir ağaç olmasına karşın, bitkisel sıralamada kozalaklı ağaçların da önüne yerleşir ve “Açık Tohumlular” familyasında yer alır. Milyarlarca yıl önce iğne yapraklı ağaçların üreyip çoğalmasına öncülük eder; ama kendi geniş yapraklarında hiçbir değişiklik olmaz. Hattâ bu görünümünü bugüne dek korur. Bu inatçılığı nedeniyledir ki; doğu ülkesi mabetlerinde kutsal ağaç sayılır. Bu özellikleri dolayısıyla bizim dilimizdeki asıl adı  “filkulağı” olmasına karşın “mabet ağacı” olarak da anılır.

 

 

 

Japonya’ya atılan atom bombalarından etkilenmeyen tek canlı türüdür.  Hiroşima ve Nagazaki’de Atom bombası günlerinde sağ kalan mabet ağaçları bugünkü ziyaretçileri şaşırtmaktadır. Erkek ve dişi ağaçlar ayrı ayrıdır, tıpkı incir ağaçları gibi. Döllenme, tozlaşma ile olduğundan dişi ağaçların yakınında bir yerde bir erkek ağaç mutlaka vardır. Dişinin meyveleri kayısı renginde kiraz saplı ve erik büyüklüğündedir. Bu güzelliğe karşın meyveler çok bir kötü koku yayarlar. Sonbaharda meyveden sonra yaprak dökmeye hazırlanan ağaçlar altın sarısı görünümleriyle park ve bahçelerin değerli bitkilerindendir.

 

 

Bizim bu ağacı, Türkçemizde “fil kulağı” olarak adlandırmamız güzel bir benzetmedir. İki simetrik parçadan oluşan yaprakları vardır ki; Goethe’nin şiirinde de bundan bahseden bir dize bulunmaktadır. Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde park ve bahçelerde bu ağaca rastlanır. Örneğin; Ankara’da Gar yakınlarında, Teknik Okullar civarında ve TBMM parkında gelişmiş örnekleri vardır. Ben 2003 yılında Meclis bahçesindeki filkulağı ağacından aldığım tohumlardan çoğaltıp eşe-dosta verdiğim birkaç fidanın gelişiminden haber alamadım; ama benim ağacımın çocukluk dönemine ilişkin bir fotoğraf bu yazının başında yer almaktadır.

 

 

Goethe’nin 1815 yılında yazdığı aşağıdaki şiiri ben de 2015 yılında çevirmiştim. Şiirin 200.yılını kutlar gibi. “Çeviri” sözcüğü de şiir için pek yerinde bir tanımlama değil bence. ”Türkçe Söyleyen” tanımlaması benim için daha geçerli.

Aslı Almanca olan Ginkgo Biloba  şiiri İngilizceye de aktarılmış; ben ondan yararlandım. İngilizce konusunda kendilerine güvendiğim iki arkadaşıma da başvurdum ve görüşlerini aldım. Goethe’ye bir haksızlık yapmama düşüncesiyle Almanya’daki bir yakınıma Almanca aslını gönderdim, benim çevirimin yanında. Kendisi öğrenimi nedeniyle bu konuda yetkin olduğu ve 60 yıldır oralarda bu işlerle uğraştığı için olurunu aldım. Şaka yollu bana takılarak “Abi senin söyleyişin Goethe’den daha net olmuş” dedi. Siz ne dersiniz bilemem…

 

 

 

Şiirin Almanca orijinali:

Ginkgo Biloba

Dieses Baums Blatt, der von Osten
Meinem Garten anvertraut,
Giebt geheimen Sinn zu kosten,
Wie’s den Wissenden erbaut,

Ist es Ein lebendig Wesen,
Das sich in sich selbst getrennt?
Sind es zwei, die sich erlesen,
Daß man sie als Eines kennt?

Solche Frage zu erwidern,
Fand ich wohl den rechten Sinn,
Fühlst du nicht an meinen Liedern,
Daß ich Eins und doppelt bin?

Goethe, 1815

 

Almanca aslından İngilizceye çevrilmiş şiir

This leaf from a tree in the East, 
Has been given to my garden. 
It reveals a certain secret, 
Which pleases me and thoughtful people.

Does it represent One living creature 
Which has divided itself? 
Or are these Two, which have decided, 
That they should be as One?

To reply to such a Question, 
I found the right answer: 
Do you notice in my songs and verses 
That I am One and Two?

 

 

 

 

(İngilizce çevirisinden Türkçe söyleyen Yalçın ANIL / 2015)

 

 

Fil Kulağı

 

Doğuda bir ağaçtan bu yaprak

Bahçeme emanet belki

Beni ve çevremi mutlu eder

Öyle gizli tatlar verir ki

 

İkiye bölünse bile / yaşayan

Bir varlık değil mi ki

Ya da karar vermiş birlikte yaşamaya

Parçalanmış bu ikili

 

Bu soruyu yanıtlayacak

Gerçek sözü arayıp durdum

Şarkı ve dizelerimde

Hem tek hem çift yaşayanları buldum

 

 

Etiketler:
Yalçın Anıl
Standart Üye / 14 Yazı / 15,8K Okunma

1938 Samsun doğumlu Orman Y.Müh. Emekli


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST