Loading

Temel Bilimler Üzerine

bilimsel ikonlar

Bu yazımda temel bilimler hakkındaki bazı yanlış anlaşılmalar ve sorunlara değinmek istiyorum.

Temel bilimler ne yazık ki gelişmemiş ülkelerde çok fazla önem görmemekte. Bu durumda öğrenciler, bu bölümleri yeteneği ve isteği olmasına rağmen gelecek kaygılarından dolayı tercih etmiyor veya edemiyor.

Öncelikle sorunun nedenlerini iyi teşhis etmemiz lazım. Gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerin bilime ve teknolojiye ayıracağı bütçeler, gelişmiş ülkelere göre daha az ve sınırlıdır. Hal böyle olunca da, yatırımlar temel bilimlerden mühendislik alanlarına doğru kayıyor. Çünkü mühendislik sektörü temel bilimlere oranla daha kısa vadede somut veriler elde edilmesini sağlıyor. Bizim sorunumuz da burada başlıyor. Mühendisliğin uygulama alanları ve dinamikleri temel bilimler üzerine kuruludur. Teorikten pratiğe geçiş gibi düşünülebilir. Teorik altyapının oluşumu ise temel bilimlere bağlıdır. Hiçbir formül-denklem kendiliğinden ortaya çıkmaz. Einstein gibi bir fizikçinin teorik çalışmaları, mühendislerin pratiğe dökebileceği farklı çalışma alanlarının ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bu sebeple temel bilimle uğraşan insanları, mühendislik alanında çalışan kişiler için akıl hocaları veya beyin takımları gibi düşünmek pekte yanlış olmaz. Böyle bir durumda, temel bilimler desteklenmezse; üretseniz bile tüketici durumunda olursunuz.

Temel bilimlerle uğraşan insanlardan kısa süreli sonuçlar ve somut olgular beklemek mantık dışıdır. Yıllar önce Maxwell'in elektromanyetik dalgalar ile yaptığı çalışmalar o çağın insanlarına ve yöneticilere belki de bir şey vermemiştir ama günümüzde birçok teknolojik aletin üretimi bu çalışmalara dayanmaktadır. Kısa vadede getirisi büyük olmayabilir ama geleceği inşa eden toplumlar ve devletler arasında yer almak istiyorsanız yatırımlarınızı bu yönde arttırmanız gerekir.

Bir ülkenin bilim alanında ilerleyebilmesi için temel bilimlerin üzerinde durulması ve bu alanlara teşvikin arttırılması şarttır. Bunun olabilmesi için de gençlerin ‘iş bulabilir miyim, çalışma ortamı yaratabilir miyim, araştırmalarımı hangi koşullar altında yapabilirim ? ‘ gibi  kaygılarının giderilmesi gerekmektedir.

Bunun olabilmesi içinde her şeyden önce liyakat gereklidir. Haksız bir şekilde, bilgisi olmadan yüksek makama atanan yöneticiler ülkeyi de bilimi de felakete sürükler. Herhangi bir bilim ekibini düşünelim. Bu insanlar fizikle ilgili  bir araştırma yürütüyor olsunlar. Bu ekip yeri geldiğinde CERN gibi önemli araştırma merkezlerini ziyaret edecek vesaire. Hepsi için önemli bir maddi kaynağın ayrılması gerekiyor. Ama gidip de birkaç sene sonra  müteahhit kafasıyla  ‘hani siz ne ürettiniz bağamm’  diyecek kişileri bu mevkilere atarsanız  çok geçmiş olsun.Bilimle uğraşan adamın temel gayesi bir şey üretmek değildir zaten. Bilimle uğraşan adam bilinmeyenin peşine düşer, merakını gidermeye çalışır. Varolanı kabul etmek yerine, ‘Acaba bunun yerine başka bir şey olabilir mi, bunu nasıl çürütebilirim veyahut bunu nasıl daha da geliştirebilirim ? ‘ diye düşünmektir. Diğer bütün gelişmeler bunların doğrultusunda ortaya çıkar. Uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir bu. Bundan dolayı maddi ve manevi desteğinizi hiçbir zaman kesmemeniz gerekir. Aksi halde bu insanlar daha iyi koşullar yaratmak için, kendilerine daha iyi olanaklar sunan yerlere gitmek zorunda kalırlar. Beyin göçü verir, elinizdeki gelişmiş insan gücünden de olursunuz. Bu insalara neden ülkenize değil de başka devletlere hizmet ediyorsunuz da diyemezsiniz. Sonuç olarak bu insanlar yıllar boyunca eğitim görüyorlar, çabalıyorlar. Karşılığında da iyi bir çalışma ortamı ve maddi anlamda da biraz refaha kavuşmak en büyük haklarıdır diye düşünüyorum. Yine de tüm zorluklara ve kötü koşullara rağmen, elini ayağını ülkesinden tamamen çekmemiş, bir ayağı bu topraklar üzerinde olan  ve bir şeyleri değiştirmek için çabalayan kişiler de var. Bu insanlar oldukça her zaman bir umut olacaktır.

Aziz Sancar Nobel ödülünü aldığında ülke olarak çok fazla sevindik. Bizim topraklarımızından çıkan bir insan sonuçta. Ancak Aziz Sancar bizim topraklarımızdan çıktığı için bu ödülü almadı. Ona yurtdışında sunulan o güzel imkanlar sayesinde bu ödüle kavuştu. Şimdi size soruyorum : Bu başarıda kendimize ne kadar pay biçebiliriz ?

Son zamanlarda ülkemizde, temel bilimlere olan ilgiyi arttırabilmek için, sınavda iyi sıralama yapmış ve temel bölümleri seçen öğrencilere iyi miktarda burslar veriliyor. Yazımda genel olarak sayısal bölümlerden bahsettim ancak farklı bölümlerde burs kapsamında yer alıyor. Burs ücretleri, yeterliliği ve ne kadar kişiye dağıtıldığı hakkında yeterli bilgim olmadığından ek bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim.

Mahmut Can
Standart Üye / 8 Yazı / 15,1K Okunma

İstanbul Teknik Üniversitesi/Makine Mühendisliği Öğrencisi


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST