Loading

İlk Hamburgeri Türkler mi Yaptı? Kimin Bu Hamburger?

Hamburgerin çağımızın en popüler yemeği olduğu su götürmez bir gerçektir. Ortaya çıkışıyla ilgili bir çok efsane vardır. Birlikte bu araştırmada bin yılı aşkın süredir dünyayı dolaşan üzerinde herkesin hak iddia ettiği, günümüzde milyarlarca dolarlık bir sermayesi olan " Hamburger" in ortaya çıkışı ve tarih içerisindeki serüvenini inceleyelim.

Hamburger yiyen iki insan

Nedir Bu Hamburger Nasıl Ortaya Çıktı?


Günümüzde şüphesiz ki en popüler yemek olan fast food restorancılığın en popüler ürünü hamburgerdir. Hamburger bütün olarak pişirilen mayalanmış ekmeğin pişirildikten sonra ikiye bölünüp arasına yağlı kıyma konularak hazırlanan bir yiyecektir. İçeriği hamburgerin ismini değiştirebilir. Örneğin peynir var ise Cheeseburger, acı ise Mexican Burger gibi. Bugün bu kadar revaçta olan bu yemeğin keşfedilmesi popüler oluşundan çok eskilere dayanır. Hamburgerin kökeni hala araştırmacıların tartışmalarına konu olsa da çok büyük bir kitle nerede çıktığı konusunda hemfikirdir.13.yy da Cengizhan’ın Moğol ordusu Dünya ülkelerine kök söktürdüğü zamanlarda hamburgerin temelleri sayılabilecek “Tatar Bifteği” dedikleri bir yemek ortaya çıktı. Moğollar göçebe bir toplumdu. Hayvanları ve kış için ayırdıkları bütün ekmekleri kurutulmuş etleri “yurt” dedikleri tekerlekli arabalar ile yanlarında taşıyorlardı. Zamanlarının çoğu at üstünde seyahat ederek geçiren Moğollar’ın hem doymaları hem de ellerindeki yemeği idareli bir şekilde doymaları gerekiyordu. Aynı zamanda seyahatlerine ara vermeden at üzerinde beslenme ihtiyaçlarını halletmeleri ve tabii ki et yemeleri gerekiyordu. Başarılı bir orduyu etle beslemek zorundalardı. Böylece at üzerinde seyahat ederken tek elle kolayca yiyebilecekleri tatar bifteğini keşfettiler. Moğollar yıllarca sürek seferlerinde kurutulmuş etleri eyerlerinin atına koydukları zaman daha yumuşak olduğunu fark ettiler. Bugün bile kullandığımız eti dövme tekniğinin temelleri aslında Moğolların bu davranışlarından geliyordu. Moğolların keşfetti bu yemek tabii ki bugün bahsi geçen hamburgerden oldukça uzaktı. Fakat tarihe bakıldığı zaman hamburgere en çok benzeyen yemek tatar bifteğidir. Cengizhan’ın torunu Kubilay Han 13.Yy’da Rusya’yı işgal etmiş ve burada yaşanan kültürel etkileşim sayesinde Ruslar tatar bifteğini öğrenmişlerdir. Ruslar tatar bifteğine yumurta ve çeşitli baharatlar etkileyerek bugünkü anlamda köfteye daha da yaklaşmasına neden olmuşlardır. Ruslar bu yemeği çok sevmişler kendilerine göre yorumlamışlardır ve sonuç olarak buna Rus Tatar bifteği adını vermişlerdir.


Hamburger Rusya’dan dünyaya yayılmıştır. Rusya’dan yayılan Hamburger Avrupa’nın birçok noktasına yayıldı. Bu noktalardan biri Almanya diğeri ise İngiltere’dir. İngiltere de 19.yy da yaşamış fizik profesörü Dr. James Salisbury tatar bifteğini hamburgere daha da yaklaştıran kişi olmuştur. Dr.Salisbury sağlıklı bir yaşam için günde 3 defa sıcak suyla yıkanmış biftek yenilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Dr.Salisbury “The Relation of Alimentation and Disease” adlı 1888’de yayımlanan kitabında “Salisbury Bifteği” ismiyle bir hamburger köftesi tarifi vermiştir. Dr.Salisbury soğanın insan sağlığında mucizevi bir ürün olduğunu savunuyordu ve verdiği biftek tarifinde kullanılan et kadar kıyılmış soğan da kullanılması gerektiğini yazmıştır. Dr.Salisbury sayesinde 19.yy’da hamburger İngiltere’de oldukça popüler olmuştur. Daha sonra kolonileşme döneminde Dr.Salisbury Amerika kıtasına yolculuk etmiş ve öğretim hayatına burda devam ederken Salisbury bifteğini de burada yaymaya devam etmiştir.


Rusya’dan yola çıkan tatar bifteğinin bir diğer bayrak taşıyıcısı da  kolonileşme faaliyetlerinin en başında Amerika’ya göç eden almanlar olmuştur. Bu hadise oldukça önemlidir çünkü bu tarihten sonra artık Tatar bifteği, Rus bifteği, Salisbury bifteği olarak anılan yemek kesin olarak adına kavuşacaktır. 19’yy da Rusya’dan öğrendikleri tatar bifteğini kendilerine göre yorumlayan Almanlar kolonileşmek amacıyla Hamburg limanından deniz yoluyla New York limanlarına seyahat etmişlerdir. Yanlarında birçok Alman peyniri, ekmeği, waffle gibi yeni ürünlerle beraber Ruslar’dan öğrendikleri tatar bifteğini de götürmüşlerdir. New Yorkta oldukça yeni olan bu ekmek arası lezzet kısa zamanda popüler olmuş ve adı “Hamburg’dan gelen” anlamında “Hamburglu” yani “Hamburger” olmuştur.1940’lı yıllarda baş gösteren 2. Dünya savaşından sonra Almanları anımsaatan bu isminden rahatsız olan İngilizler ve Amerikanlar hamburgerin ismini Salisbury Bifteği olarak revize etmeye çalışmışlarsa da başarılı olamamışlardır. Çünkü o tarihlerde sanayi devrimi çoktan başlamış bugün bilinen onlarca fast food markası çoktan popüler olmuş Hamburger bütün Amerika’nın beğenisi ve onayını almıştı. Zamanla çeşitlendirilmesi vesilesiyle ismi kısaca Burger’e dönüşmüştür. 


Hamburger Nasıl Bu Kadar Popüler Oldu?


Bilinen ilk hamburger usulü köfte 1834’ de  New York’da dönemin ünlü restoranlarından biri olan Delmanico’s da hazırlanmış ve 10 cente menüdeki yerini bulmuştur. Bu şu an hamburger denince akla gelen ilk markaların kuruluşundan neredeyse bir asırdan fazla zaman demektir. Bilinenin aksine Mc Donald’s kurucuları Richard ve Maurice Mc’donald’ın icat ettiği bir yiyecek değildir. Günümüzde hamburgerin kendilerine mal edilme sebebi bugün bilinen formuna yaklaştırmış olmaları ve bir pazarlama mucizesi olarak sektöre sunmuş olmalarıydı. Bazı araştırmalara göre hamburgeri bugünkü popüleritesine ulaştıran seyyar arabasında köfteyi yassı hale getirip 1916 yılında ekmek içinde satan Walter Anderson olmuştur. Walter Anderson sokak arabasından 4 sene sonra yakın dostu Billy İngram ile birlikte ilk ayaküstü yemek restoranı olarak da bilinen White Castle’ı kurmuştur. Walter Anderson zaten Ohio’da oldukça popüler olmuş olan “Sliders” larını artık küçük seyyar arabasında değil döneminde oldukça ilgi çeken gelecek yüzlerce fast food restoranına yol gösterecek olan White Castle da satmaya başlamıştır. White Castle’ın kuruluşu tam anlamıyla sektöre bir yıldırım gibi inmiş ve sadece seneler içerisinde White Castle’ı örnek alan muadilleri piyasada ortaya çıkmıştır. White Castle Amerika’da ilk çıktığı yıllarda göçmenler ve araba fabrikası çalışanları tarafından oldukça benimsenmiştir. Bu dönemde fast food restoranlarının gelişmesinin en önemli sebeplerinden biri de otomobil sektörünün çok hızlı olması ve bu restoranların “ drive thru ” yani genelde arabaya servis veriyor olmalarıydı. Tabii ki bunda insanların yeni arabalarını bir araya gelerek birbirlerine gösterme amacı da vardı. Tarih boyunca yemek yemenin statü göstermeyle doğrudan alakası olmuştur.


 
Hamburger tabii ki yıllar içerisinde oldukça gelişti ve değişti. Bununla beraber iç ve dış çevre etkileri de değişmeye devam etti. Hayat daha hızlandı, sanayi devrimi hayatı doğrudan etkiler hale geldi artık büyük şehirlerde insanlar hızlıca yemek yiyor, hızlı yaşıyor ve daha çok para kazanıyorlardı. Tabii ki yeni teknolojilerini yarıştırmaya devam ediyorlardı. Fast Food sektörünün tam da yeni bir form aradığı dönemlerde 1940 yılında Richard Mc Donald ve Maurice Mc Donald tarafından California’da kurulmuştu. Rich ve Mac kardeşlerin California’nın San Bernardino kasabasında kurdukları bu restoran aslında ilk açıldığında mükemmel bir ivme kazanmamıştır.15 sene boyunca bu küçük kasabaya özgü olma özelliğini koruyan bu restoran Rich ve Mac kardeşlerin üstün üretim ve pazarlama zekaları sayesinde adeta 15 sene boyunca kuluçkada kaldı.15 senenin sonunca Mc Donald’s tamamen kendi ürettiği teknolojileri kullanan bir restoran haline geldi. Patatesler 180 derecelik yağda tam 2 dakika pişiyor 1 kiloluk kızarmış patatese özel olarak üretilen tuzluk ile 15 gram tuz dökülüyor, köfteler 3 dakikadan fazla pişmiyor kısacası bu restoranda tam anlamıyla bir sistem işliyordu. Her şey saat gibi çalışırken Mc Donald kardeşler Taylor’un kalite yönetim kuramını kullanarak departmanları ayırmış ve elemanlar için niteliği elzem olmayan bir özellik haline getirmiştir. Yapmaları gereken tek şey tuz için çarkı çevirmek içecek için düğmeye basmak ve köfteyi çevirmekti. Bu kurulması uzun süren sistem sağlam bir şekilde 10 sene içerisinde bütün Amerika Kıtasına 20 senede Avrupa’ya 31 sene sonra ise İstanbul’a kadar yayılmalarına fırsat verdi. Bugün bu sistem sayesinde Pekin’de ve New York’ta tamamen aynı lezzette hamburgerler yemek bilimsel olarak kanıtlanmış bir durumdur. 1986 yılında ilk Mc Donald’s İstanbul’da Taksim Meydanına açıldı. Amerikan hamburgeri ilk defa Türkiye’ye girdi. İnsanlar lüks bir restorana gidercesine giyinip kuşanıp bugün öğrenci yemeği sayılabilecek hamburgeri yemeye gidiyorlardı. 2017 Brand Z Raporu’na göre dünyanın en değerli sekizinci markası olan McDonald’s olarak, dünyanın dört bir yanında yer alan 34 bini aşkın restoran ve 1,6 milyonu geçen çalışanımızla, günde ortalama 58 milyon müşterimizi mutlu edebilmek için çalışıyoruz. Türkiye'de de McDonald’s, bugün yaklaşık 260 restoranı ve 6000 civarında çalışanı ile yılda 100 milyon kişiye hizmet vermektedir. Mc Donald’s Türkiye’de 260 farklı noktada hizmet vermektedir ve 6000’den fazla personeline istihdam sağlamaktadır.

Kaynaklar:

Bremen, L. (2011, june 22). Salisbury Steak. Retrieved from smithsonianmag.com: https://www.smithsonianmag.com/arts-culture/salisbury-steak-civil-war-health-food-18584973/

Beef and Fish Dergisi, (2018, 5 12). Hamburgerin Hikayesi. Retrieved from Beef and Fish: https://beefandfish.com/beef-fish/yemek-kulturu/hamburgerin-hikayesi.html

Dursun, Ö. (1999). Self-Servis Düzenine Bağlı Zincir Fast-Food Restoranların Yemek. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Etiketler:
Burak Eldem
Standart Üye / 2 Yazı / 1,4K Okunma

Beykent Üniversitesi-Gastronomi ve Mutfak Sanatları Kocaeli Üniversitesi -Gastronomi ve Mutfak Sanatları Yüksek Lisans


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST