Loading

Heraklitos ve Değişim

Heraklitos

Atina Kralı Kodros’a dayanan soylu bir ailenin oğlu olarak, İyonya’nın zengin şehri Ephesos’ta (Efes) doğan Herakleitos, düşünceleriyle “karanlık” lakabını alan biridir. Soylu aileden gelmesi nedeniyle demokrasiye karşı olan Herakleitos, “sayıları çok fazla olan” ayak takımının taşkınlıklarından tiksinerek münzevi yaşama çekilmiştir.

-Eleştirel yaklaşımla, İyonyalı yurttaşlarının din, ahlak ve politika anlayışlarına karşı tamamen bağımsız, hatta olumsuz bir tavır almıştır.

-Anaksimandros ve Xenophanes’in görüşlerinden etkilenmiştir. Özellikle Ksenophanes’in tanrı anlayışı, onu hem olumlu hem de olumsuz yönde etkilemiştir: Var olanların birliği; tanrının salt rasyonel, insani olanlarla karşılaştırılamayacak özü. Ama Ksenophanes’in düşüncesi, aklın gücüyle her şeyi kolayca yönlendiren tanrının hareketsiz, değişmez sabitliğine geri dönerken, Herakleitos bakışlarını görünür dünyadaki fenomenlerin sürekli değişimine çevirmiştir. Bu değişime, sonradan ünlü “panta rhei” formülüyle ifade edeceği etkili imgeler halinde bir anlatım gücü kazandırmıştır. “Her şey akar ve hiçbir şey kalıcı değildir”; “aynı nehre iki kez girilmez”.

Herakleitos değişim düşüncesini ilk keşfeden filozoftu. Herakleitos’un buluşu Parmenides, Demokritos, Platon ve Aristoteles’in felsefelerini bu değişen dünyanın sorunlarını çözme yolunda girişimler yapmak için etkilemişti. Herakleitos “ Her şey akar” ve “ Aynı nehre iki kere giremezsiniz” demektedir.

Bunu diyen Heraklitos'un bizlere mirası, hiçbir şeyin durağan olmadığı, sürekli bir değişim içinde olduğu son derece dinamik bir evren tasavvurudur. Belirli bir düzen belli bir zaman var değişmesi için dünya düzeninin.

Herakleitos’a göre evren başı sonu olmayan bir süreç boyunca sürekli değişir. Değişme yasası her şeyi kapsayan bir yasadır. Fakat insan evrende değişmeyen bir şeylerin olduğunu, kalıcı olan varlıkların olduğunu sanır. Bunun nedeni evrendeki değişim belli bir ölçü ve düzende meydana gelmektedir. Değişimin arkasındaki bu değişmez ölçü logostur. Logos mantıktır, akıldır, düzendir, yasadır.

İnsan akıllı bir varlık olarak hayatı boyunca bazı gayeleri anlamakla yükümlüdür. Herakleitos’a göre bu gaye logosu anlamak ve onu hayatı boyunca öğrenmeye çalışmaktır. Logosu bilen kişi ondaki ölçü yasasını kendi eylemlerine de uygulayacaktır.

Her şey

ateşle değişilir

Ateş her şeyle

Altın malla

mal altınla

nasıl değişilirse

  

- Herakleitos, şeylerin akışında hiç durmadan birbiriyle mücadele ettikleri için karşılıklı yer değiştiren karşıt özelliklerin ve güçlerin bir arada bulunduklarını teşhis etmiştir. Doğada olsun insan yaşamında olsun her yerde karşıt ilkelerin mücadelesini görüyordu. “Mücadele, dünyanın adaletidir ve herkesin karşı karşıya olduğu savaş, her şeyin babası ve hükümranıdır”. Bu mücadele gökyüzünde olduğu gibi yeryüzünde de tüm olup bitenlerin evrensel ilkesi gibi görünüyordu. Buna göre, bütün değişimin ve oluşun olanaklılığı ebedi, duyular üstü, her şeye yön veren evrensel akılla anlamdaş olan logos sayesindedir. Bu evrensel akıl, yani logos aynı zamanda evrensel yasanın, kaderin, doğanın, hatta tanrının ta kendisidir; görünür evren ise, “tanrının canlı giysisi”nden başka bir şey değildir.

-Ancak diğer taraftan Herakleitos’un evrensel ilkeyi, yani logos’u, tanrıyı yalnızca maddi bir ögeyle, yani ilk ateşle bağı içinde, hatta onunla özdeş ya da ondan ayrılmaz biçimde, bütünüyle içkin olarak düşünmesi, onun çağının felsefi düşüncesiyle bağlantılıdır. Görünür şeylerin ilk ateşten nasıl meydana geldiklerini açıklamaya çalışması hala ilkel görünse de,  “fizik” gerçekle tutarlı olacak biçimde olup bitenlerin sadece değişimini ve dönüşümünü değil, aynı zamanda “iniş ve çıkışta” kendini açığa vuran belirli, yani yasal ritmi de düşünmüş olmasından kaynaklanır. Buna göre, asli cevher ya da töz üç temel formdan geçer; ateşten su, sudan toprak haline gelir ve ters yönde topraktan suya, sudan ateşe göre değişir.    

"Evren" diyordu Herakleitos, "belirli ölçüler içinde yanan, belirli ölçüler içinde sönen, ancak hep var olan bir ateştir. Her şeyi doğuran mevsimleri değişimleri belirleyen güneş: Denetçisi bekçisi dönemlerin. Doğanın, Herakleitos'un bulgulanmış olduğunu ileri sürdüğü gizli yasası, her şeyin bir çatışma içinde bulunduğunu ve bu çatışmanın yaşam için özsel ve dolayısıyla iyi olduğunu ortaya koyar.

-Daha önce tekçi (monist) bir kamutanrıcılığı Ksenophanes yaymaya çalışmış, ama insan-biçimli tanrı anlayışını ilk defa gerçekten aşan, Herakleitos olmuştur. Tanrıyı “mutlak” olarak, tamamen duyular üstü, insanüstü evrensel bir ilke diye görmüştür; bu evrensel ilke tüm olup bitenlerin adeta metafizik aklıdır, insanlarca düşünülmüş her türlü teolojinin dışındadır. Ancak onun kamutanrıcılığı, yani panteist görüşü daha keskin, açık ve kesindir. Ksenophanes’te tanrının evren karşısındaki konumu ayrıntıları bakımından belirsizdir. Herakleitos’ta ise, Tanrı doğayı, tarihi, dini, yasayı ve ahlakı kendisinden yaratan içkin bir ruh formuna bürünür. Bu panteizmin üç temek fikri vardır: Birlik, ezeli-ebedi değişim ve dünya yasalarının karşı konulamazlığı

"Her şeyin ortak noktasının savaş olduğunu bilmeliyiz"demişti; "Her şey mücadeleden doğar." Hayal kırıklığına uğramış olarak, var olan toplumsal düzenin ilelebet süreceği inancına karşı koymuştur: “Dar bir -bize böylesi verildi- görüşüyle yetiştirilmiş çocuklar gibi davranmamalıyız.”

Herakleitos'a göre her şey karşıtıyla birlikte bilinir. Adaletsiz veya haksız şeyler olmasaydı, adil şeylerin ne olduğunu anlayamazdık. Soğuk ısını  ,sıcak soğur ,Islak kurur, kuru ıslanır. Beklenmeyi beklemezsen bulamazsın  öylesine bulunmaz.

Herakleitos‟un değişim, dönüşüm, çatışma, denge gibi dinamik kavramlar üzerinde şekillenen düşüncesi özellikle Platon‟dan sonra metafizik tarihi boyunca uzun sayılabilecek bir süre  boyunca hak ettiği ilgiyi göremese de, farklılığın özellikle Nietzsche ile birlikte Batı düşüncesinde tekrar gündeme gelmesiyle birlikte değer kazanmıştır. Gerek üslubu, gerekse düşüncesinin dayandığı dinamik temeller açısından Herakleitos ile pek çok ortak noktaya sahip olan Nietzsche, Herakleitos‟u „manevi babası‟ olarak görmüş, Herakleitos‟tan etkilendiğini gizlememiştir. Nietzsche‟nin ardından, 20. yüzyılın en iddialı düşünürlerinden olan Heidegger de sunduğu zengin ve derinlikli Herakleitos okumalarıyla hem bu düşünürün daha geniş bir topluluk tarafından araştırılmasının ve düşünülmesinin yolunu açmış, hem de „Karanlık‟ Herakleitos‟u daha iyi anlamamıza imkân tanımıştır. Bu açıdan, Nietzsche, Heidegger, Deleuze, Derrida gibi düşünürler tarafından yolu açılan farklılık felsefesinin (  philosophy of difference ) Herakleitosçu temeller üzerinde yükseldiği ve bu anlamda Herakleitos‟un zamanının çok ötesine uzanan zengin düşüncesinin önümüzdeki dönemde de güncelliğini korumaya devam edeceği söylenebilir.

Herakleitos’un siyasi görüşünden de anlayacağımız gibi o çoğunluğu akıllı varlıklar olarak görmez. Bu nedenle aristokrasi taraftarıdır. Ona göre çoğunluk değişimin arkasındaki nihai ölçü olan logosu göremez ve bunu ahlaki eylemlerine bir ölçüt olarak kullanamaz. O, çoğunluğu hayvanlar gibi yaşayan topluluklar olarak görür. Çoğunluk hayvanlar gibi doğar, çocuk yapar ve ölürler. Yaşamlarını yüksek bir gayeye adayamazlar.

Herakletios’a göre aklını kullanan insanlar çoğunluğun içerisinden sıyrılırlar. Bu insanlar yaşamlarını büyük bir amaca adayıp, logosun peşinde bir yaşam sürerler. Bu yaşam onları Eudaimonia’ya yani mutluluğa ulaştıracaktır.

Herakleitos mutluluğun içsel bir kaynaktan geldiğini vurgular. Mutluluğa ulaşmak insanın kendi çabası ile olmaktadır. Bu çabada muhakkak logosa ulaşıp ölçülülük yasasına uymakla olur.

-Herakleitos, dünya görüşüyle yakın bağı içinde insana rasyonel bir varlık olarak kendi düşünce yapısında belirli bir yer veren, hatta onu evrensel ilkeyle, yani logos’la gerçek rasyonel bir ilişkiye sokan, insanı rasyonel araştırma konusu olarak keşfeden ilk filozoftur. B u nedenle “insan ve logos” felsefesinin ana bölümlerinden birini oluşturur. Bu ilişki çerçevesinde onun epistemoloji ve etik anlayışı da temellenir. Bilgi teorisinde, dogmatik ve görececi anlayış bir aradadır. Ahlaklılığın özü konusunda duyusallık karşısında aldığı tutum niteler ve insanın ancak kendi Ben’i ile mücadele ederek gerçek ahlaklılığa ulaşabileceğini vurgular. Dolayısıyla metafizik ve fizik, bilgi kuramı ve etik tek kaynaktan doğar: Logos öğretisinden.         

Kaynakça

«IJTHRIE, H. (1999). ilk çağ felsefe tarihi. GUNDOGAN YAYINLARI .

AKGÜN*, S. (tarih yok). KARL POPPER’IN TARİH, TOPLUM VE SİYASET FELSEFESİ ÜZERİNE GÖRÜŞLERİ.

EVANS, J. (tarih yok). YAŞAM KOÇUM ARISTO ANTİK ÇAÖ FİLOZOFLARINDAN KİŞİSEL GELİŞİM DERSLERİ. KURALDIŞI YAYINCILIK .

felsefen. (tarih yok). https://www.felsefen.com/herakleitos-kimdir/. adresinden alınmıştır

HERAKLEITOS. (2005). FRAGMANLAR . KABALCI Υ Α YINEVi.

Kuldaşlı, R. (tarih yok). Herakleitos'un Düşüncesinde Değişim ve Oluş.

(https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:urWtoljD6XsJ:https://acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=26070+&cd=19&hl=tr&ct=clnk≷=tr)

Etiketler:
Kitap Alıntıları Yol Felsefesi
Standart Üye / 11 Yazı / 4,2K Okunma

Serhat ÇAKABAY


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST