Loading

Bir Yol Hikayesi-2

Yol Hikayesi

Bir yol hikayesiydi…Aslında bambaşka nedenlerle kaleme alınmış ama yolun akışıyla değişen bir hikaye. 2019 yılının Temmuz ayında başladığım ama devamını getiremediğim, şimdi baktığımda bambaşka yerlere ulaşan hikayem…

Kasımda aşk başkadır derler, Kasım ayı benim için aşktan daha öte bir ay olmuştu. 2018 Kasımı. Yılların biriktirdiği tüm duygularım artık taşmaya başlamış, içimde başa çıkamadığım bir hal almıştı. O süreçte karar vermiştim artık kendimle, geçmişimle, tüm travmalarımla yüzleşmeye.

Bugün bakıyorum da hayatımda “iyi ki” dediğim, en zor, en meşakkatli ama en değerli yolculuğummuş. Aslında kendimi tamamlama adına attığım adımlarımmış bugünkü beni ortaya çıkaran, yıllardır içimde sorguladığım, bitmek bilmeyen çatışmalarımın cevapları o adımlarda saklıymış meğer.

2018 Kasımı…Kapısından ağlayarak girdiğim, aylarca koşarak gider olduğum, hem ağladığım, hem güldüğüm, çoğu zaman düşündüğüm ama kahkahalar atarak çıktığım o yer, o kapı ne değerliymiş meğer.

Bugün içtenlikle attığım kahkahalarım, korkmadığım yalnızlığım, kaygı duymadan yaşadığım her anım o kapının ardında dökülen sözcüklerimde, gözyaşlarımda, gülümsemelerimde, bırakıp yoluma devam ettiğim duygularımda gizliymiş.

Yolculuğun hiç bitmeyen bir öğreti olduğunu, ayağın taşlara takıla takıla, kafan gözün dağıla dağıla da olsa yürüdüğün yol öğretiyormuş sana… Bazen düşüp paramparça olan dizlerin ağlatırken seni hıçkıra hıçkıra, bazen kahkahalara boğabiliyormuş.

Ne çok şeymiş yol, ne güzel, ne dolu, ne coşkulu…

Hastalıklar gelip geçerken öğreniyormuşsun güçlü kalabilmeyi. Sevdiklerin seni terk ettiğinde ciğerinin parçalandığını hissettiğin halde gülünebiliyormuş ağız dolusu. Dedikodular almış başını giderken, sen kafan karmakarışık kime inanacağını bilemezken; bir elin uzanıp “her şey güzel olacak” diyen sesinde saklıymış hayat.

Dostun sandığın insanların içinden çıkıp geriye baktığında, yapılan esprilerin içinde bile gizli olan garip duyguları görebilmekmiş yolculuk. Seviyorum diyen, elini tuttuğunu sandığın insanların aslında hiç uzatmadıkları ellerinin uzaklığındaymış o yol.

Doğanın içinde, suların berraklığında, bir türkünün ezgisinde gizliymiş yolculuk…

Kahkahalarla gülerken, birden seni, duygularını, kişiliğini, tüm güzel duygularını aşağı çekmeye çalışan bir sözün içindeymiş.

Sen kendini geliştirmek için var gücünle “daha iyi bir sen” yaratmaya çalışırken, hiç hesapsızca yoluna taş değil kocaman kayaları yığanların hesaplarıymış yol.

Birlikte güldüğün, birlikte ağladığın, bağıra bağıra şarkı söylediğin insanlarının aslında yabancılıklarıymış.

Kendini unutup var gücünle yanında olduğun insanlarının, içlerinde biriktirdikleri ve hiç yok edemedikleri öfkeleriymiş.

Bir yudum şarapla, bin öykü yazabildiklerinin güzelliklerindeymiş kimi zaman yol…

Saatlerce seni gülümsetebilen, kahkahalarını sevenlerin sana yüklediği anlamda, verdikleri değerde saklıymış yol.

Hiç tanımadığın ama sen hasta olduğunda yanında olamasa da varlığını hissettirebilenlerdeymiş. Tanıdıklarının merhametinde, sevgisinde, varlığında, emeğindeymiş yol.

Okuduğun bir kitapta, bir şiir dizesinde, bir şarkının içinde gizliymiş anlamı yolun.

Öyle uzun, öyle zor ama bir o kadar güzel, bir o kadar kıymetli, anlatarak bitirilemez hikayelere, filmlere sığdırılamazmış.

Hiç bitmeyen, bitmeyecek, her adımında bambaşka hikayeler yazdıracak bir hikayeymiş yol…

Yoluma, yolculuğuma renk olan, karanlığıyla-aydınlığıyla ışık olan, sana emek veren hiç kimsenin ve hiçbir şeyin değeri paha biçilemeyecek kadar önemli, anlamlıymış.

İyisiyle-kötüsüyle, varlığıyla-yokluğuyla hayatımı solduran ya da renklendiren herkese sevgiyle diyebildiğim, hikâyemin değerli insanlarına,

Çekirdek aileme,

Özellikle de saatlerce, günlerce, aylarca beni dinleyen, yargılamayan, kendimi, yolumu, hikayemi sevmemi sağlayan, bugünkü beni gün ışığına çıkarmak için var gücüyle emek veren, kimi zaman kendini sorgulayan ama benden hiç vazgeçmeyen psikiyatristim, hocam, dostum, sırdaşım, arkadaşım Sevgili Doktoruma…

Sevgi ve minnetle…

İyi ki vardınız ve varsınız hepiniz.

En önemlisi de hiç vazgeçmeyen, düştükçe, dizleri parçalandıkça daha bir aşkla, daha bir sevgiyle, daha bir coşkuyla ayağa kalkıp yoldan hiç vazgeçmeyen, seyahat etmekten, yeni insanlar tanımaktan, yeniliklerden korkmadan bazen adım adım, bazen koşarak, bazen durup düşünerek ama hiç yorulmayan

Kendime, canım kendime,

Sevgi ve minnetle…

İyi ki varım…

İyi ki varız, hepimiz… Bu bir yol hikayesi, hiç bitmeyen, hiç bitmeyecek…

Pınar Candan
Yazar / 4 Yazı / 18,1K Okunma

Yıllardır hayatın anlamını bulmak için yapmadığı iş, gezmediği yer, edinmediği hobi kalmadığı halde yine de denemekten vazgeçmeyen kendi halinde bir gezgin.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST