Loading

"SEN"SİZ İLK 10 KASIM

10 Kasım ve anımsattıkları

Güneş batarken orman

"SEN" SİZ İLK 10 KASIM       

 

"SEN"SİZ İLK 10 KASIM

 

 

“Sen”siz ilk 10 Kasım bugün. Son 66 yılda hemen hep birlikte anmıştık Atamızı. Emekli olmadan önce, çalışma yerlerimizdeki törenlerden sonra eve dönünce, Atatürk’e ilişkin kitapları gözden geçirerek günün önemini bir kez daha kendimize vurgulamak isterdik; ama bu yıl yalnızlığımla başbaşayım ben.

Ne güzel bir alışkanlıktı o Sevgili Eşim; her 10 Kasım’da Mustafa Kemal’e ilişkin yeni bir kitap okuyup yeni bilgiler edinmek. Bunu yıllar içinde bir Anadolu ormanında dağ başında da yapmıştık, emekli olduktan sonra Atamızın yoktan var ettiği Ankara’da da. Hatta, Ankara’da yeni emekli olmanın telaşıyla anma dakikalarını ben şöyle karalamıştım bir dergiye (1):

“Saat dokuzu birkaç dakika geçiyor. Yeni işyerime yetişmenin telaşıyla koşar gibiyim. Bir ara yolda yüksek bir duvarın arkasından gelen bir sesle irkiliyorum. Önünden geçtiğim demir kapıda kocaman bir ‘İlkokul’ yazısı var ve bahçede başöğretmen sıraya koyuyor çocukları. Açık duran kapıya doğru yöneliyor ayaklarım. Yıllar öncesinin siyah önlüklü, beyaz yakalı, tahta çantalı günlerini yeniden yaşamak istiyorum. Son kez bir uyarı yapıyor başöğretmen ve sonra uzun, upuzun siren sesleri…Saat dokuzu beş geçiyor.

Öğrencilerin hemen yanında, şimdi müdür diye adlandırılan başöğretmenin arkasındayım. Bembeyaz saçlarım, elimde çantam, çağrıya ben de uyuyorum. İki dakikalık saygı duruşu sırasında 45 yıl öncesinden başlayıp bugünlere dek uzanan 10 Kasım günleri beynimde görüntüleniyor:

Samsun Fazılkadı İlkokulu, Cumhuriyet öncesinde babamın öğrencilik, annemin babasının da öğretmenliğini yaptığı Fazılkadı İlkokulu. Başöğretmenim Hayri Bey ve dünyanın en güzel kadını Zehra öğretmenim. Koridordaki Atatürk büstünün çevresinde kümelenmişiz. Evlerinin bahçesinde çiçek olan arkadaşların getirdiği kasımpatı demetleriyle bezenen masa. Uzun, bize yıllar gibi uzun gelen beş dakikalık saygı duruşları… Öğle tatilinde eve koşuşum. Babamın sakladığı 11, 12 ve 13 Kasım 1938 tarihli gazeteleri belki bininci kez yeniden okuyuşum. Hepsi siyah başlıklarla yayımlanmış Cumhuriyet, Vatan, Ulus, Tanin, Tasvir gazeteleri”.

Sonra lisedeki anma günleri ve daha sonra elimde sağlık raporuyla burs işlemlerini tamamlamak için merdivendeyken duyulan 10 Kasım sirenleriyle saygı duruşum. Ve yıllar, yıllar sonra bir orman köyünde, yine radyo başında köylü yurttaşlarla birlikte odamda düzenlenen küçük tören. Makam masasının çekmecesinin üzüm sandığı kapağıyla onarılmış olduğunu görmem bundan hiç gocunmamam. Karşıdaki duvara kendi el yazımla bir kartona yazdığım Atatürk’ün sevdiği bir özdeyiş ; “Hakikati Söylemekten Kaçınmayınız”.

Benzer sevgi törenleriyle geçen memuriyet yıllarımız ve eşimle birlikte başbaşa gerçekleştirdiğimiz anma günleri. Seksensekiz yaşımıza kadar sürdü bu anma günleri. Sirenler çalınca ayağa kalktık, saygı ve sevgi duruşunda bulunduk.

 

 

2025’in 10 Kasımını ben, “Sen”sizliğimle anarken 66 yıllık birlikteliğimizi daha da güçlendirmiş oldum ve senin bulunduğun yere ve yanında bana ayrılan boşluğa, sevdiğin çiçekleri diktim.

___________________________

1/ Anıl, Yalçın. ”Geçmiş Zaman Kasımpatları”, Bakış Dergisi, 1990,Sayı: 130

 

 

 

Yalçın Anıl
Standart Üye / 44 Yazı / 367,7K Okunma

1938 Samsun doğumlu Orman Y.Müh. Emekli


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST