Dünya büyük bir kütüphane aslında. İçinde bir çok kitap ve eşsiz hikayeler barındıran.
Hikayelerin içerikleri birbirinden farklı. Sen bu kütüphanede hangi kitapsın hiç düşündün mü ?
Hikayenin içeriği nedir ? Ağlatır mı bizi yoksa sevindirir mi? Çok soru sordum sana değil mi çocuk?
Ben hep çok sorgulayan oldum. Hikayemi hep kendim yazmak istedim fakat başlıkların benim kalemimden çıkmadığını daima geç fark ettim. O koca koca harflerle yazılmış başlıkların altındaki hikayeleri kimi zaman gözyaşlarımla, kimi zamansa gülücüklerimle kaleme aldım. İçimde ufacık bir kar topundan çığ olan öfkemi, kalemimden çıkarırcasına bastıra bastıra yazdım hikayelerimi. Önceleri kocaman bir kütüphane olduğunu unutarak bileklerimi ağrıtırdım. Her sayfam bir damla olurdu. Sonra bende büyüdüm çocuk. Kütüphaneden kitaplar okumaya başlayınca öfkemi kalemimden almayı bıraktım. Doğru anda doğru cümleyi yazdığında kalemimin ne kadar güçlü olabileceğini gördüm. Şimdi al kalemini eline, bu kocaman kütüphane de nasıl bir kitap olmak istediğini yazmaya başla. Kitap senin için çocuk. En derininki hissin. En yaşamak istediğin duygu. En yaşatmak istediğin hayat.
Sen o koca başlıkların hikayelerini doğru yazmak için uğraşma. Sen kendi attığın başlıkların hikayelerini yaz.
Kalemine sağlık çocuk.






