Çiçeğin savruluşu

Ya Bir İnsan Yolculuğa Çıkar

Hikaye

16 Haziran 2019 23:44

 

99

Paylaş:

"Ee yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmedi mi?" arkadaşımın sesiyle daldığım düşüncelerden uzaklaşmıştım. Aslında biraz kızmıştım beni o dünyadan uyandırdığı için. Ama onu seviyordum gülümseyerek "NE" dedim. Son zamanlarda durumumun tek farkında olan ben değildim çevremde ki sayılı insanlarda farkındaydı. Şimdi ise olanları hiçe saymış otobüste başımı cama dayamıştım. Otobüs hızlandıkça bende olanlardan kaçıyordum Michello. Tekerlerin hızını düşünüyor canımı ne kadar yakıp üstümden geçebileceğini düşünüyordum. Cama yapışmış sineğin tüm bu hızın rüzgarına karşı nasıl durabildiğini inceliyordum. Sinek olmuştum bir anda. Rüzgar ince kanatlarıma çarptıkça ferahlıyordum, ancak ayağım kayıyordu gittikçe. Şoför çok daha hızlanmıştı işte virajda ki bir çukurdan sollayarak kurtulmuştu

işte şimdi bir çukur daha...

Sinek olmaktan sıkılmıştım. Çoktan düşmüştü belki de onca rüzgara karşı ufak kanatlarını çırpmıştı. Yine dalmıştım düşüncelere. Sağ tarafımda ki 3 numara saçlı genç adamın telefondan başını kaldırmayışını ve şimdiden oluşmaya başlamış boyun fıtığını izliyordum ayrıca kol saati de şıktı Michello. Otobüs son durağa geldiğinde ne yapacağım hakkında pek fikrim yoktu. Arkadaşımla vedalaşmamız uzun oldu. Birer sigara ve bolca anı saatleri geçirmişti. Vedalaşmıştık. İşte ruhumla yalnız kalmıştık birde sen Michello. Elimde eski derisi soyulmuş bir bavul vardı. İçinde birkaç eskimiş eşyalarım. Ne zamandır kendime güzel entariler almıyordum bilmiyordum. Saçlarım kirli ve kırılmış uçlarıyla rüzgar tarafından savruluyordu. Boynumda O'ndan kalma bir atkı vardı. Durup durup atkıya bakıp düşüncelere dalıyordum Michello. Görüyordun.

Gidip bir pansiyon bulmalıydım. Saat kötü insanların ortaya çıkma saatiydi, gecenin körü.

Şimdi yağmur yağmaya başlamıştı Michello. Sen seversin bunu.

Bir damla

işte

iki oldu

üç

dört...

Bir gramofon dükkanının önündeyim şimdi. Camda ki ufak sürüden ayrılmış ayrı yol çiziyor gibi gözüken damlacığa takılmıştı gözüm. Sanki damlaydım şimdilerde. Ayrılmış, kopmuş ne ile karşılaşacağını bilmeden son sürat aşağı süzülen bir damla. Gramofon dükkanının yanında ki, küçük kitap dükkanı dikkatimi çekti. Bir zamanlar nasıl romanlarla birlikte mutlu olduğum aklıma geldi. Dışarıda ki kötülükten, insanlardan, vahşilikten haberim olmadan nasıl mutlu olduğum zamanlar.. Yağmur mu yanağımda ki, gözyaşım mı ayırt edemediğim için pek umursamadan yola devam ettim Michello.

İşte bir adım daha

bir tane daha

bir tane daha..

Yaşamalıydım Michello. Daha çok yaşamalıydım.

Eskiden olduğu gibi romanlarda yaşamak istiyordum. Gittiğim yerde birkaç eski sahaf gezecektim planlamıştım şimdiden. Belki bir süre daha yaşayabileceğim birkaç roman karakteri ve çatı katı bulabilirdim. Belki eski güzel bir portre bulup bir süre de onun içinde yaşardım. Ya da birkaç güzel boya bulup hayatı çiziktirecektim. Belki seninle yapacaktık yine bir şeyler. Belki O'nu görürdüm...Hayat bir süre daha yaşanabilir olabilirdi. Ama büyük şehirler küçük ihtimallerle doludur Michello.


👇 DAHA FAZLASI İÇİN BİZİ TAKİP EDİN, KATKI SAĞLAYIN!

etiketler: #kadınınyolculugu

Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap
Gönder

İlginizi çekebilir