Loading

GÖL VE İÇİNDEKİ RUH

Hikayede, gölde olan doğa üstü olayı ve bir çiftin yaşadıkları anlatılmıştır.

Göl

GÖL VE İÇİNDEKİ RUH

 

Kara bir göl vardı şimdi önünde. Arabayı uçurumun, ölüm ile yaşam arası kadar bir mesafede durdurmuştu. Araftaydı şimdi, tam ortadaydı. 

" Ellerin yok, ayakların, kolların yok ama ruhun var biliyorum... Hadi konuş benimle... Biliyorum biliyorum bu gizli kalacak... Aramızda inan bana  dev su birikintisi inan bana ... Lütfen lütfenn... Evet işte böyle duyuyorum seni Tom duyuyorum..."  

 

      Hikayede anlatılan göl

     

Harika şimdi de kafayı sıyırmıştı.Gölden bir cevap beklercesine ciddi ciddi soru soruyordu. Ladin, bu kara gölde her ölen insanın ruhundan birer parça mutlaka aldığını düşünüyordu. Buna o kadar saplantılı bir şekilde inanıyordu ki, kasabasındaki sahil kenarına gidip mutlaka belirli günlerde göl ile konuşmaya gidiyordu. Bu durumun sağlıklı olmadığını söyleyen arkadaşlarına; "Sen batı yönündeki göl grubundansın çünkü orası da böyle durgun sakin bir yapıda tıpkı sen gibi Mike, orada ölebilirsin dostum... Evet evet evet senin de davranışların ve aniden yükselmelerin tıpkı kuzey tarafı göl grubuna benziyor John..." diyerek onları da inandığı düşünceye yönlendirmeye çalışıyordu. Ladin  bu saplantılı inancı ve kanıtlamaya çalışan tavırları yüzünden işinden çıkarılmıştı. Ailesi onun tekrardan psikiyatriste ihtiyacı olduğunu anlamıştı. Ancak bunu Ladin'e nasıl söyleyeceklerini henüz bulamamışlardı. Arkadaşlarından da cesaret edecek birilerinin bulunması çok zordu. Ladin göl kenarından ayrılmıştı. Evinin yolunu çoktan tutmuştu bile. Evlerine giden yolda sık dikilmiş çınarlar ve onun içlerinde ki çeşitli kuşların cıvıltıları varı. Ladin bu yoldan geçerken araba radyosunun sesini kapatır, pencerelerini açar ve onları dinleyerek yol alırdı. Yine öyle yapmıştı, huzursuzdu içinde ruhunu kemiren bir şeyler vardı sanki. Bulutlar koyuydu, Ladin'in gözleri kadar koyu ve buğulu. Ah sonunda eve varabilmişti. Saat akşam 9.15'ti. Mutfağa yöneldi. Tam o sırada;

- "Lad, hadi gel biraz soluklan sana bir kadeh şarap ısmarlayayım" dedi kadife ve bir o kadar da yumuşak bir ses. Bu ses genellikle Ladin'in yüzünün gülmesine sebep olan birinin sesiydi. Aylak kuzeni Jesicca'dan başkası değildi. İkisininde yüzünde kocaman bir gülümseme ile kucaklaştılar. 

- "Sen ha... Evin yolunu unuttun sanmıştım."

- " Ahaha... Bende öyle biliyordum Lad, ama gördüğün gibi unutmamışım. O lanet olaydan sonra bir daha hiç gelmeyeceğimi düşünüyordum bu eve..."

- "......"

- "Ladin, özür dilerim tatlım o olaydan bu şekilde bahsetmemeliydim, hiçbir şekilde bahsetmemeliydim çok özür di..."  Ladin, kendini topladı ve;

- " Jess, hiç değişmemişsin..." diyerek gülümsemeye çalıştı. Jesicca yaptığı şeyin farkındaydı ve Ladin'e o lanet olayı hatırlattığı için çok pişmandı şimdi. Ama bir yandan da iyi olduğunu düşünüyordu , çünkü Ladin'in ailesi, Jesicca'ya bir görev vermişti ve o görevi söylemek için illaki bu olaya değinmek gerekecekti. Jes'in yüzünün düştüğünü görebiliyordu Ladin. Hissettmişti Jes buralara boşuna gelmezdi. Uzun bir sessizlik içinde saat tik takları dışında başka bir ses olmaksızın oturdular. Bu sessizliği Ladin bozdu. 

- " Jess, neden geldin bana söylemek istediğin bir şey mi var?

- " Ladin direkt konuya girmek istiyorum çünkü bu konu abartıldığı kadar kötü bir konu değil. Gizlenecek saklanacak bir konu da değil. Ladin tatlım benim seni ne kadar sevdiğimi bilirsin ve daima senin iyiliğini istediğimi de bilirsin... O'nun ölümünden sonra kendini toparlayamadın. Bir şeylerde daima varlığının olduğunu kabullenmek istedin, onun ölümünü kabulleneme.." Ladin, kıpkırmızı olmuş yüzü ve ağlamaklı gözlerle Jess'in sözünü kesti.

-" O ölmedi. Sadece sadece... O gölde buna eminim. Dinle Jess bak..." Bu sefer de Jesicca onun sözünü kesti ve;

-" Harika tekrar başlıyoruz. Asıl sen bak Ladin. İtiraz istemiyorum yarından itibaren psikiyatriste gidip ilaçlarına tekrar başlaman gerekli onları o şekilde yarım bırakman büyük  bir hataydı zaten. 

Ladin bu konuşmadan sonra pek bir şey demedi. Bir kaç hı hı ve kafa sallamaları eşliğinde geçiştirdi. Jess evine dönmüştü. Evine döner dönmez ise teyzesine haberi vermişti. Teyzesine, Ladin'i ikna ettiğini ve endişelenmemesi gerektiğini söyledi. Ladin ise yorgundu üstüne bir de bu gecenin son konuşması hiç iyi olmamıştı .Odasında uyumaya çalışıyordu. O gece sürekli uyandı. Rüyalarında eşini görüyordu. Ölmüş olan eşini. O'nu çok özlüyordu. Yaşayacakları birçok şeyi onu bırakıp gitmişti. Birçok kitabını tamamlayamadan gitmişti.

Bir yaz akşamıydı. Ladin ve eşi göl kenarına bir kamp kurmuşlardı. Biftek yemiş, birer kadeh şarap içmiş ve gecenin sonsuzluğunun yansımasını gölden izliyorlardı. Ladin ne kadar olgun ise, Tommy o kadar çocuksu bir yapıya sahipti. Ladin ve Tommy'nin bu gece bu göle gelmelerinin bir sebebi vardı. Hem yağmurlu bir gün bu göl kenarında tanışmışlardı, hem de bu gece evlilik yıl dönümleri idi. Strangers in the night şarkısı eşliğinde dans ediyorlar ve sarılıyorlardı. Birden heycanla gözleri parlayan Tommy, Ladin'e bir fikir sundu. İlkin Ladin'e de ilgi çekici gelmişti ancak sonra... Bu fikrin hayatına büyük bir darbe indireceğini tahmin edemezdi o an... Edemedi de. 

-" Lad, bebeğim hadi gel yarış yapalım hem gece gölün içerisinde hayaletlerin olduğu da söyleniyor.Bir efsane olduğu da söyleniyor ama bence doğruluk payı büyük."  Dalga geçerek söylüyordu bunları Tom.

-" Ahahhaha. Bu karanlıkta hiçbir şey görmeyeceğimize eminim sadece hayal'edebilirsin zaten Tommy'ciğim."

 Gülüşmeler, şakalaşmalar havada uçuşurken yarış için hazırlardı. Ladin bir sınır belirlemişti. Oraya kadar gidilecekti. Yarış başlamıştı. Ladin suyun soğukluğunun kulaklarından vücuduna dolduğunu hissediyordu. Ancak tam karşısında duran karanlıklar içindeki inci gibi duran ay'dan da gözünü alamıyordu. Tommy diye sesleniyordu arada.

-"Tooomm nerdesin sınırı geçme bu haksızlık."

Ancak Tommy onu duymazlıktan geliyordu ya da evet evet  gerçekten duymuyordu onu. Tom değişik sevinç naraları eşliğinde deli gibi yüzüyordu. Tommy'i hiç böyle görmemişti sanki sonsuz bir şeye gidiyordu.  Öyle ki hipnoz olmuş gibi duymuyordu eşini. Tam o an da göl çok hareketlenmiş ve  göl bir vücut bulmuş gibi Tommy'nin silueti olmuş sonra birden aşağı doğru düşmüştü. ikisini de hedef noktasından çok ayrı yerlere düşürmüştü. Ladin o an sadece Tommy'i düşünüyordu. 

-" Tommy, Tooomm nerdesin? Allah kahretsin buna hiç girişmemeliydik bunu yapmamalıydık... Tooomm.. Nerdesiin?"

İşte o gece, o göl Tommy'i almıştı. Ne bir izi ne de varlığına dair bir şey kalmıştı. Arama ekipleri, balık adamlar Tom ile ilgili hiçbir şeye rastalayamadılar. Ladin ise o günden sonra Tom'un öldüğünü değil o gölün ta kendisi olduğunu düşünür oldu. Çünkü o gece gördükleri bunun kanıtıydı kendi gözünde. Ruhu karışmış, göl olmuştu. Göle her gittiğinde Tommy'nin ona en sevdiği şarkıyı mırıldanması, en sevdiği parfümünü duyumsaması, göle her girdiğinde Tom'un ona sarılır gibi olması ondandı. O göl öldürdüğü herkesin ruhunu çalıyordu ancak Tom'un bedenini de tamamen girdaplarına saklamıştı. Yaşıyordu. Oralarda bir yerlerde yaşıyordu. 

Ladin rüyasında o geceyi birdaha yaşamıştı. Korkuyla uyanıp anahtarını kaptığı gibi arabasına koştu. Göle varmıştı bile. Tam yarış yaptıkları nokta da duruyordu. Bir ses duyuluyordu sanki biri bir şarkı mırıldanıyordu.

"-Strangers in the night...

  Two lonely people...

-" Tom , duyuyorum sevgilim seni. Çok özlüyorum seni. Bu duruma düşmekten artık çok sıkıldım. Seni çabuk unuttular, kabullendiler hemen. Ben kabullenmek istemiyorum. Burdasın biliyorum. Ben anlatıyorum senin var olduğunu burada olduğunu söylüyorum hatta bazılarına, onların sevdiklerinin de bir parçalarının burada olduğunu söylüyorum ama... İnanmıyorlar. Beni deli sanıyorlar."  Ladin ağlamaktan ne gökyüzünde ki karanlık içinde parlayan ayı görüyordu ne de gölün siluet haline geldiğini. Sadece çepeçevre bir su birikintisinin onu kucakladığını hissediyordu. 

"- Lad, gel sevgilim."

 

 

 " TOMMY'NİN SÖYLEDİĞİ ŞARKI"

                                                        

 

 

 

 

 

Şapkalıkız
Standart Üye / 3 Yazı / 1,1K Okunma

Romanlarda ve portrelerde yaşarım ☀️🖼


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST