Loading

Covid-19'un Hayatımıza Ayna Etkisi

TOPLUM VE COVİD-19 VİRÜSÜ

Bir virüs hayatımızı, sosyal hayatı ve düzeni değiştirebilir mi?

Covid-19 ile hayatımızın genelinde birçok şey değişti. Günlük yaşam pratiklerimizin, rutin haline gelmesi daima can sıkıcı olmuştur. Ancak pandemi sürecine girişimizle, bunaltıcı bulduğumuz günlük rutinlerimizi dahi çok özlediğimiz anlar olmuştur. Say baştan yapalım... Mesela en basitinden evdiğiniz ile karanfil sokakta gezinmeyi, taş simidi rahat rahat gevelemeyi, Pirinçhan'ın gıcırdayan tahta merdivenlerinden çıkmayı ve eski birçok detayla mutlu olmayı...En azından Ankara'da olan arkadaşlarımız illa ki bu aktiviteleri özlemiştir diye düşünüyorum. Hem kim tarih kokan, eski nostalji eşyalarını sevmez ve huzur bulmaz ki. Yine birçok şehrimizde güzel mekanlarda vakit geçirmeyi, sinemaya gitmeyi, tatile gitmeyi, konsere gitmeyi, camiilere ve müzelere gitmeyi illa ki özledik. Bu sosyal hayatımıza ve düzenimizin gidişatına dur diyen bir kırmızı ışık çıktı karşımıza. Bu ışık sonrasında hayat hızımız yavaşladı, ekonomiye katkımız, sosyal hayat çılgınlığımız ve daha birçok etkinliğimizin hızı yavaşladı. 

 

pirinçhan ANKARA

 

Gel gelelim bu güzel etkinliklerin ortasına bir bomba gibi düşen covid-19 virüsüne... Covid-19 ile birlikte bize yaşam pratiklerini de adeta bir güncelleme geldi. Sokağa çıkma yasakları, maske, eldiven, dezenfektanlar, kolonyalar... Bir iki adımlık yakında olan bakkala dahi maskesiz çıkmak imkansız hale geldi. Hele toplu ortamlar ve toplu taşıma araçları korkulu rüyalarımız olmuş durumda. Pandemi sürecinde evde kalmak bizlere pozitif ve negatif birçok şey katmıştır. bireylerin kendileriyle baş başa kalıp kendilerini, yeteneklerini keşfetmelerine fırsat tanımıştır. Modernleşme ile gelişen kapitalizm, insani yönümüzü unutturmuştu bize. Birbirimize yabancılaşmıştık. Herkes daima bir koşturma peşindeydi. Sadece akşamları 19.00, iş çıkışı arabalarımız yan yana geliyordur. Birbirimize ayıracak pek vaktimiz olmadığını ya da vakit yaratmadığımızı bu süreçte biraz daha görmüş olduk. Her birey kendisinin dış etkenler yani ekonomi, sosyal düzen, sosyokültürel, kapitalizm nedeniyle kendisinin o birey haline getirildiğini görmüş oldu. Bu süreçte bireylerin evlerinde kendilerine yakın hissettiği hobilere döndüğünü gördük, sosyal medyalardan. kitap okuyanlar, boyama yapanlar, çizimler yapanlar, evcil hayvanlarıyla vakit geçirenler derken bireylerin dış dünya harici evlerinde kendilerine vakit ayırdıklarını gördük. Pandemi süreci ile kendimizi evde kendimiz için çabalarken bulduk. Günlük pratiklerimizi yapmamaktan ne kadar şikayetçi olsakta birçoğumuz bu süreçte kendimize ayırdığımız vakitten dolayı bir haz aldık. İş ve işlerimizden dolayı birbirimize merhaba demeyi dahi esirgerken bu süreçte, uzak şekilde olsa da beden dilimizle merhaba demeyi arttırdık. Çünkü virüs bize ölüm diye bir olgunun var olduğunu ve hatta bunun 14 gün içerisinde olabileceğiniz bizlere öğretti. Yani ilişkilerimize verdiğimiz değer arttı. Tabi ki virüsün iç dünyamızı etkileyişi olduğu gibi dış dünyada bundan etkilenmiştir. Sokak hayvanları, ağaçlar, toprak, hava... Pandemi sürecinin, hayvanları çok olumlu yönde etkilemesi söz konusu değil. Çünkü sokağa çıkma yasakları sürecinde hayvanlar aç ve susuz kalmıştı. Tabi evlerinin önüne bir kap su ve ekmek koyan güzel insanlar sayesinde belki şanslı olan hayvanlar olmuştur. Doğayı kendi haline bırakınca doğa kendini imar etti ve onardı. Yani dış dünya da bu sürede inzivaya çekildi diyebiliriz. 

 

doğa

 

Sonuç olarak tüm insanlığın varlığını tehdit eden bu virüs ile bir şekilde yaşamayı öğrendik. Normalleşme sürecinin kastı günlük pratiklerimizi yine yapmak ancak var olan olguyu unutmadan (covid-19) hayatımızı ve günlük yaşam pratiklerimizi ona göre şekillendirerek devam etmeyi öğrenmemizi sağlamaktı. Daima maske, dezenfektan ve sosyal mesafe göre rutinlerimizi gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Şu bir gerçek ki bir süre hatta belki hiç geçmiş yaşamımız gibi iç içe bir dönem yaşamayacağız. Çünkü daima içimizde bir şüphe olacaktır. sevgimizi temas ile göstermek zorunda değiliz. Bir küçük hediye ya da samimi bir tebessüm yine sevgimizi belirtecektir, değer verdiğimiz insanlara. Bu süreçte umut, sabır ve kendimize verdiğimiz değer bizi ayakta tutacak en önemli şeylerdir. İnancınız ve umudunuz tam olsun değerli arkadaşlar. Bu sürecin biteceğini bilerek, çok dikkatli olarak geçirmeliyiz bu günleri.

 

SAĞLICAKLA VE UMUTLA KALIN :)

Bu günlerde dinlemeniz için tatlı bir şarkı :) 

 

Şapkalıkız
Standart Üye / 3 Yazı / 741 Okunma

Romanlarda ve portrelerde yaşarım ☀️🖼


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST