Loading

1 TEMMUZ DENİZCİLİK ve KABOTAJ BAYRAMI

Resmi tatili olmayan bir bayramı kutlama şenlikleri...

Yağlı direk yarışması

            1 TEMMUZ DENİZCİLİK ve KABOTAJ BAYRAMI

                                                                                                                               Yalçın ANIL

Samsunlu olduğum için 1 Temmuz Denizcilik Bayramını çok iyi bilirim. Şimdi nasıl kutlanıyor mu denizi olan il ve ilçelerde hiç bilmiyorum; ama internette bir gezinti yapacağım. İlkokulda hepimize öğretilen bir konuydu “Kabotaj”. Belki de öğrendiğimiz, öğrenmeye – daha doğrusu Türkçesini öğrenmeye- zorunlu olduğumuz bir sözcüktü. O günlerdeki çocuk görüş açımızla; denizlerimizde yolcu, eşya ve benzeri ticaret mallarının taşınması hakkının, yani “Kabotaj” hakkının yabancılardan alınıp Lozan Anlaşması ile Türklere verilmesi tarihinin, bayram olarak kutlanmasıydı bu şenlik.

Bilgisayarda kısa gezintiler yaptım bu konuda. Herkesin derdi başka; kimi bu gün resmi bayramsa neden resmi tatili yok, şenlik oluyorsa neden yalnız denizi olan yerlerde yapılıyor? İç Anadolu’da yapılsa nasıl bir gösteri düzenlenir gibi sorular soruyor.

1 Temmuz 1935; Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 1926 tarihinin yıl dönümü olarak ilk kez resmi anlamda "Kabotaj Bayramı" adıyla kutlandığı tarihtir. Bu kanunla, Türk denizlerinde yük ve yolcu taşıma hakkı yalnızca Türk gemilerine ve vatandaşlarına verilerek deniz ticareti millileştirilmiştir.

“Kabotaj” sözcüğü Fransızca “Cabotage”imiş. Nereden geldiğini merak ederseniz benim gibi; çıkış merkezi yine bir deniz ülkesinin dili yani İspanyolca “Cabo” sözcüğü oluyor. Cabo; bir deniz fenerinden aynı ülke içindeki öteki deniz fenerine insan ve eşya taşıma işinin İspanyolcadaki adıymış. Fransızlar da bu sözcüğü kendi dillerine uyarlayıp; kendi ülkeleri içinde kıyı boyunca bir limandan ötekine yapılan taşımacılık biçimiyle kullanmışlar. Osmanlı İmparatorluğu, gani gönüllü ya; bizim kendimize ait olan bu hakkı yabancılara vermiş. Denizciliğimizin bu değerli hakkını, ancak Lozan Antlaşması ile geri alabilmişiz. 2007’de de bir atak daha yaparak “Denizcilik sözcüğünü de eklemişiz 1 Temmuz bayramının adına.

Temmuz ayında okullar zaten tatil olduğundan gençlerle bayrama meraklılar, Samsun Park İskelesinde ve sahilde toplanırdı. En azından 70-75 yıl önceyi düşünürseniz oralar doldurulmamış liman yapılmamıştı. İskelenin hemen yakınındaki tek direk ya da çift direk cinsi iri bir kayığın baş kısmına 5-6 metre uzunluğu 15-20 cm çapı olan soyulmuş yuvarlak bir ağaç sağlamca çakılır, üzerinde yürümeyi zorlaştırmak için de üstü yağlanırdı. Yarışmacıların amacı; direğin en ucuna bağlanmış olan küçük Türk bayrağını alarak denize atlamaktı. Yarışmacıların hemen hepsi yağlı direğin ya ilk adımında ya da bir adım sonra dengesini kaybeder denizi boylardı. Düşene gülündüğü için büyük bir kahkaha ortamı yaratırdı denize düşenler. Sürekli ıslak ayaklar nedeniyle azalan yağları yenilemek için başka küçük bir kayıkla direğe aşağıdan yanaşan görevliler yeniden kayganlaştırma yapar ve çekilirlerdi. O zamanlar anlamazdık; ama kolayca sürülen gres yağı olmalıydı sanırım. Sonunda düşe kalka biri bayrağı yakalayarak denize düşer kazanan olurdu. Bayrağa ulaşabilmenin sevinci yetiyor olacak ki; o işi becerene bir armağan verildiğini ben anımsamıyorum. Yarışmaya katılanlar da zaten en az 15 yaş üstü abilerimizdi. Mayo ile katılan kimse gözümün önüne gelmiyor. Şort diye bir tanımlama da yoktu. Spor dersleri için ayrılan bir beyaz don, bakkaldan alınan “Viktoria” marka, siyah bir kumaş boyası ile kaynatılır, ılıyan suya – yanlışım yoksa- bir tutam da tuz katılır, boyanın kalıcılığı sağlanırdı.

Bu son satırı yazdıktan sonra merak edip Google’da sorgulama yaptım. Tanımlamam tümüyle doğru, bir kaşık tuz atın diyor ama büyük bir yanlışlık (!) var sanıyorum. Annem beni bakkala yollayınca 15 kuruş verirdim alıp gelirdim boyayı. Şimdikiler de aynı boyutta ve ağırlıkta 13-15 gram yazıyor üstünde; ama fiyatında bir tuhaflık var. Benim 15 kuruşa aldığım şey 48-50 liraya geliyor. Paketleri de 6 ya da 12 adetlik. Yani bir parça boyamak için 6 adetlik bir boya paketi alacağım ve 300 TL vereceğim. Benim zamanımda 3-4 renk Viktoria vardı; ama şimdi 60 renk arasından seçme yapabiliyorsunuz. Bu bilgiyi de Denizcilik ve Kabotaj Bayramınızı kutlamak için yaptım, değerimi bilesiniz.

 


“Viktoria”  fotoğrafları bir reklam ögesi değil, benim anımsadığım 80 yılın anılarıdır.

 

 

 

 

Datçalı bayrağı yakalamak için koşuyor, belki düşecek...



 

Çanakkaleli sonuca ulaşmış yakalayınca bırakmaz.

 

 

Ayrıntılı izleyeceğiniz birçok yer var: (Erişim: Haziran 2026)

  Datça’da kutlama:                                         

 

https://www.youtube.com/watch?v=USjmqmN_wCs 

 

 

  Çanakkale’de kutlama:

https://www.youtube.com/results?search_query=+1+temmuz+ya%C4%9Fl%C4%B1direk+yar%C4%B1alar%C4%B1+%C3%A7anakkale

 

 

 

 

Yalçın Anıl
Standart Üye / 51 Yazı / 399,5K Okunma

1938 Samsun doğumlu Orman Y.Müh. Emekli


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST